Makaleler – Diyetisyen Betül Ay Yılmaz

Category Archive Makaleler

ileBetül Ay Yılmaz

Homosistein Takibi Neden Önemlidir?

Homosistein Takibi Neden Önemlidir?

Homosistein kalp hastalıkları için takip edilmesi gereken önemli bir markerdir.     Kalp hastalıkları açısından özellikle aile öyküsünde çeşitli kalp hastalıkları bulunanlar, stresli bir yaşama sahip olanlar, egzersiz yapmayanlar, kronik yorgunluk sendromundan müzdarip olanlar, böbrek/tansiyon hastaları ve düzenli sigara kullananlar risk altındadır. İleriye dönük kalp hastalığına yakalanma olasılığı bu markerla daha çok önceden tespit edilebilmekte ve kişilerin yaşam tarzları ile ilgili risklerini en aza indirgeyecek gerekli önlemler alınabilmektedir. Plazma homosistein seviyesindeki artış ile vasküler hastalık arasındaki klinik ilişki, ilk defa 1969 yılında McCully tarafından ortaya konmuştur.  Araştırmacı plazma homosistein seviyesi yüksek ve homosistinürisi olan iki çocuğun otopsisinde yaygın arteryel tromboz saptamıştır. Sonraki araştırmalarda da bu hipotez onaylamış ve bugün artık hiperhomosisteineminin (homosistein yüksekliği) koroner kalp hastalığı için bağımsız bir risk faktörü olduğu kabul görmüştür.

Plazma Homosistein Ölçümü Nasıl Yapılır?

Yemeklerden sonra homosistein düzeylerinde kısmi yükselmeler olabileceği için, en son yemekten en az 12 saat sonra bakılması tavsiye edilmektedir. Normal total plazma homosistein seviyeleri açlık durumunda 5-15umol/L aralığındadır. Kang ve arkadaşları açlıktaki konsantrasyonlara göre hiperhomosisteinemiyi orta ( 15-30umol/L), ara (30-100umol/L) ve ağır (100umol/L) olarak 3 gruba ayırmışlardır. Günümüzde kabul edilen normal oran 5-15 µmol/L, arzulanan <10 µmol/L, hafif yükseklik değeri 15-25 µmol/L, orta yükseklik değeri  25-50 µmol/L, ağır yükseklik değeri  50-500 µmol/L’ dir.

Çalışmalar Ne Diyor?

Çalışmaların büyük kısmında artan plazma total homosisteininin koroner, serebral ve periferik vasküler hastalıklar için bir risk faktörü oluşturduğu bildirilmesine rağmen ancak son 5 yıl içinde kolesterol, sigara ve şişmanlık gibi diğer majör risk faktörleri arasında yerini almıştır. Homosistein, günümüzde kardiyovasküler, serebrovasküler ve periferal vasküler hastalıklar için doza bağımlı bir tarzda etkili olan diğer risk faktörlerinden bağımsız majör bir risk faktörü olarak kabul edilmektedir. Boushey ve arkadaşları 27 prospektif ve retrospektif çalışmanın metaanalizini yayınlamışlar ve koroner arter hastalığı (KAH) ile hiperhomosisteinemi arasında güçlü bir ilişki olduğunu bildirmişlerdir. Başka bir çalışmada yüksek homosistein düzeylerindeki olası reaksiyonlar şu şekilde açıklanmıştır; reaktif oksijen türleri oluşumu, endotelyal toksisite, trombositlerin artmış adezyonu, pıhtılaşma faktörlerindeki değişiklikler ve azalmış adenozin üretimi. Homosistein yüsekliği LDL oksidasyonuna neden olmakta ve ayrıca vasküler hücrelerin biyokimyasal ve biyosentetik fonksiyonlarını etkileyerek vasküler matrikse de direkt olarak zarar vermektedir. Yine bir başka çalışmada homosistein seviyesindeki 5 µmol/L artışa karşılık koroner arter hastalığı riskinin kadınlarda %80  ve erkeklerde %60 arttığı ifade edilmektedir.

Homosistein Yüksekliği Nasıl Tedavi Edilir?

Diyetle alınan vitamin B6, B12 ve folat düzeyi ile plazma homosisteini  ters orantılıdır. Aşırı sigara, alkol ve kafeinli kahve içen kişilerde homosistein yükselirken fizyolojik aktivite ile homosistein seviyesi düşer. Bu tür hayat tarzı faktörlerinin etkisi kadınlarda erkeklerden daha belirgindir. Kronik alkoliklerde, etanolün vitamin durumunu etkilemesi sonucu homosistein seviyesi artarken orta derecede etanol tüketenlerde homosistein düşmektedir. Diğer bir önemli yaklaşım doğru ve temiz omega 3 kaynakları ile damarların rahatlatılması ve temizlenmesidir. Bu önlemlerle, homosistein metabolizmasında etkili olan metilasyon süreci ve metiyonin yolağı düzgün çalışır, kalp ve beyin damarları dahil damar sisteminin içini döşeyen endotel tabakası üzerindeki stres azalır, dejeneratif değişikliklerin ortaya çıkması önlenmiş olur.

*Daha detaylı bilgi edinmek için ‘Kalbin Ne Kadar Sağlıklı?’ yazımı okuyabilirsiniz.

Uzm. Dyt. Betül AY YILMAZ

Referanslar:
http://www.totmdergisi.org/articles/2002/volume9/issue2/2002_9_2_15.pdf
https://www.journalagent.com/tkd/pdfs/TKDA_29_3_181_190.pdf
https://synevo.com.tr/tr/Homosistein-Nedir
http://tkb.dergisi.org/pdf/pdf_TKB_29.pdf
http://www.turkpsikiyatri.org/blog/2012/04/07/vitamin-b-12-folat-ve-homosisteinin-bilissel-bozukluklar-ile-iliskisi/

 

 

ileBetül Ay Yılmaz

B12 ve Bilişsel Fonksiyonlar

Vitamin B12 ve folat diye bilinen vitamin B9 merkezi sinir sisteminin gelişimi, farklılaşması ve işlevselliğinde oldukça önemli bir yere sahiptir. Bu vitaminler DNA ve protein sentezi için gerekli olan metil gruplarının temininden sorumlu yolaklarda görev alırlar ve homosistein metabolizması ile ilişki içindedirler. Vitamin B12 veya folat eksikliği homosisteinin metiyonin denilen proteine remetilasyonunda azalmaya yol açar ve bu da hücreler için tehlikeli olan homosistein düzeyinde yükselmeye yol açar. Beyin homosisteini metabolize edecek alternatif yollardan yoksundur. Bundan dolayı beyinde homosistein metabolizması yeterli folat ve vitamin B12 düzeyine bağımlı olarak yürür.

Özellikle glia (sinir hücresi) hücrelerinin B12 deposu çok azdır ve negatif B12 dengesinden hızlı bir şekilde etkilenirler. Kabaca bu durum yaşlı populasyonun %10’unda, demansı bulunan yaşlıların ise %17’sinde saptanabilmektedir. Vitamin B12’nin normal serum düzeyi 200-900 pg/ml’dir. Ayrıca  vitamin B12 eksikliğinde metilmalonil-KoA metilmalonik aside dönüşür. Metilmalonik asit nörotoksik olabilmekte yani sinir hücrelerine zarar verebilmektedir. Bu nörotoksik etkiler hücre kültürü çalışmaları ve hayvan deneylerinde gösterilmiştir. Bunun yanısıra serum B12 ve BOS (beyin omurilik sıvısı) folat düzeyleri yaşla azalma gösterebilmektedir.

Vitamin B12’ nin İşlevleri:

  • Asetilkolin üretimini arttırdığı ve beyinde sinir iletimini düzenlediği için Alzheimer hastalığında koruyucu rolü olabileceği düşünülmektedir.
  • Folik asit ile birlikte doğum defektlerini önlemekte önemli rol oynamaktadır.
  • Folik asit ve B6 vitamini ile birlikte kalp hastalıklarını ve damar tıkanıklığını önleyici rol oynamaktadır.
  • Çocuklarda görülen astımların, depresyonun, şeker hastalığına bağlı nöropatilerin tedavisinde kullanılmaktadır.
  • Düşük sperm sayısı ve spermlerdeki hareket yetersizliğinin tedavisinde de B12 vitamini kullanılmaktadır.
  • HIV pozitif kişilerin % 35 inde vitamin B12 eksikliği olduğu bulunmuştur. Yararı tam olarak kanıtlanamasa da AİDS tedavisinde vitamin B12 eklenmektedir.
  • Bağışıklık sistemini ve sinir sistemini güçlendirmektedir.
  • Kırmızı kan hücrelerinin üretimi için B12 vitaminine gereksinim vardır.
  • Akıl ve sinir hastalıklarında önemli işlevleri vardır.
  • Beyin küçülmesini önlemekte, bilişsel kapasiteyi arttırmaktadır.
  • Mikrobik hastalıklara karşı direnci arttırmaktadır.
  • Ortalamanın altındaki boy uzunluklarında yararlıdır.
  • Öğrenme ve bellek kapasitesini geliştirmekte ve enerjiyi arttırmaktadır.

Vejetaryenler Dikkat:

Vitamin B12 genel olarak hayvansal gıdalarda bulunmaktadır. Dana eti, dana karaciğeri, böbrek, süt ve süt ürünleri, peynir, yumurta, midye, dil balığı, ringa balığı, uskumru, sardalya B12 vitamini içeren yiyeceklerdir. Sebzelerde ise B12 vitamini bulunmaz. O sebeple vegan beslenme şeklinde mutlaka tablet şeklinde alınmalıdır.

Vitamin B12 Eksiklik Nedenleri:

  • Mideden salınan intrinsik faktör eksikliği,
  • Transkobalamin II’nin genetik olarak eksikliği veya polimorfizmi,
  • Tükrük bezlerini etkileyen hastalıklar,
  • Gastrik hastalık, by-pass operasyonları,
  • Helicobakter pylori enfeksiyonu,
  • Pankreas ve ince barsak üst bölümü hastalıkları,
  • İleal hastalık veya rezeksiyon (Çölyak hastalığı),
  • Emilim bozuklukları (malabsorbsiyon),
  • İlaçlar: H2 reseptör blokörleri, proton pompa inhibitörleri, antiasit ilaç kullanımı,
  • Diyet (Vejeteryan diyet),
  • İleri yaş.

Çalışmalar Ne Diyor?

Vitamin B12’ nin tipik psikiyatrik göstergeleri ilgisizlik, yorgunluk, depresif duygu durum, bilinç bulanıklığı ve bellek yakınmalarıdır. Demansın önlenebilir nedenleri arasında sayılmakta ve demans değerlendirmesinde düzeyleri rutin olarak istenmektedir. Vitamin B12 eksikliği olan hastaların %75-90’ında nöropsikolojik semptomlar vardır. Normal ya da yüksek folat düzeyi olan vitamin B12 eksikliği bulunan hastalarda, folat düzeyi düşük olanlara göre nörolojik komplikasyonlar daha sıktır.

Demans ve bozulmuş bellek işlevine sahip hastalarda plazma ve BOS’ta azalmış folat ve B12 ile artmış homosistein düzeyleri saptanmaktadır. Demanslı hastalarda bilişsel, fiziksel ve sosyal bozulmanın ciddiyeti homosistein düzeyi ile ilişkili bulunmuştur. Düşük folat ve yüksek homosistein düzeylerinin hem demanslı hem de sağlıklı bireylerde özellikle korteks, amigdala ve hipokampus atrofisiyle ilişkisi bildirilmiştir.  Başka bir rahatsızlığı bulunmayan sağlıklı bireylerde folat ve vit B12 eksikliği bilişsel bozukluk ve demans gelişimi için riski arttırmaktadır. Eussen ve arkadaşları vitamin B12 eksikliği olan normal ve bilişsel bozukluğu olan 195 kişilik bir örneklemde bilişsel testlerdeki iyileşmenin plasebo grubunda anlamlı olarak daha yüksek olduğunu bulmuşlardır.

Geçmişte B12 düzeyi bakılmamış ise aşağıdakilerden birinin varlığında:

  • Demansın davranışsal ve psikolojik semptomları olanlarda,
  • Öyküsünde gastrik bypass, mide rezeksiyonu, terminal ileum hastalığı veya rezeksiyonu, pankreas yetmezliği olanlarda,
  • Uzun dönem levodopa, antihistaminik, proton pompa inhibitörü ve metformin tedavisi alanlarda B12 düzeyi bakmak faydalı bir yaklaşımdır.

Vitamin B12 vücutta kritik kavşaklarda rol almakta ve pek çok sistemi ya da önemli yolağı manipüle etmektedir. Bazal metabolik hızı düzenlemekten, DNA metilasyonuna kadar çok geniş bir spektrumda çalışmaktadır. Bu yüzden eksiklikler tespit edilip mutlaka telafi edilmeye çalışılmalı ve tedavide mutlaka B12’nin aktif formu olan metilkobalamin kullanılmalıdır.

Uzm.Dyt.Betül AY YILMAZ

Kaynaklar:
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC3874776/
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/22221769
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC4683909/
https://academic.oup.com/epirev/article/35/1/2/550735
http://www.bekircol.com/vitbiyokimya/powerpoint/salih.pdf
http://www.turkpsikiyatri.org/blog/2012/04/07/
https://academic.oup.com/ajcn/article/86/5/1384/4650721
https://www.medscape.com/viewarticle/751760
http://www.jneuropsychiatry.org/peer-review/vitamin-b12-deficiency-cognitive-impairment-and-neuroimaging-correlates.html
ileBetül Ay Yılmaz

Yeşil Çay Demir Bağlıyor

Arkeolojik bulgulara göre aralarında çayın da bulunduğu yabani bitki yapraklarının kullanılması yaklaşık 5000 yıl öncelere dayanmaktadır. Çay bitkisi ya da Latince adıyla Camelia sinensis, dünyada sudan sonra en fazla tüketilen içecektir. Çay bitkisinden ticari kullanıma uygun, temel olarak 3 çeşit çay üretmektedir. Bunlardan yeşil çay fermantasyona uğramadan, oolong çayı yarı fermente edilerek ve siyah çay tam fermentasyonla elde edilmektedir. İçerik olarak birbirine benzeyen içecekler olan yeşil ve siyah çaylar, antioksidan etkilerini farklı biyolojik aktif maddelerle gösterirler. Yeşil çayda flavonoid grubundan polifenoller fazladır. Polifenol grubundan kateşinler, kateşinlerden de epigallokateşin gallat (EGCG) özellikle yeşil çayda fazla miktarda bulunmaktadır. Ayrıca epigallokateşin (EGC), epikateşin gallat (ECG), epikateşin (EC), kateşin (C), gallokateşin (GC) ve gallokateşin gallat (GCG) da değişik miktarlarda bulunmaktadır . Siyah çayın ise en önemli kateşinleri siyah çaya rengini ve buruk aromasını da veren theaflavinler (TF) ve thearubiginlerdir (TB).

ÇAY VE SAĞLIK İLİŞKİSİ

Hem yeşil hem de siyah çayın her yaş grubu için başta koroner kalp hastalıkları (KKH), inme, kalp damar hastalıkları (KDH), hipertansiyon, mide ve kolerektal kanserler gibi çeşitli kanser türleri olmak üzere, artirit, antiviral ve antiinflamatuar hastalıklara karşı koruyucu ve kemik yoğunluğunu düzenleyici etkileri yapılan araştırmalarla gösterilmiştir. Hem yeşil hem de siyah çayın içeriğinde bulunan polifenolik bileşikler dolayısıyla antioksidan bir içecek olduğu ve kronik hastalıklardan koruyucu etkisini bu yolla yaptığı belirtilmektedir. Fakat unutulmamalıdır ki bu olumlu etkiler alınan doza bağlıdır. Sağlıklı bile olsa çaylar çok yüksek oranda ve demli tüketildiklerinde vücutta asiditeye sebep olmakta idrarla kalsiyum atımını hızlandırmaktadır. Bir diğer olumsuz etki doza bağlı taşikardik ve aritmik etkidir. En önemli etkileri ise vücuttaki demiri bağlamalarıdır.

ÇAY VE KAFEİN

Kahve, kakao, kola ve ilaçlarda olduğu gibi çayda da doğal olarak kafein bulunmaktadır. Çayın kafein içeriği demlenme süresi, demleme sırasında çayın karıştırılıp karıştırılmaması, çay-su oranı ve servis edilen fincan büyüklüğü gibi birçok değişkene bağlıdır. Fermentasyon oranına göre kafein miktarı artmakta, en yüksek kafein siyah çayda bulunmaktadır. Uluslararası kılavuzlara göre kafeinin günlük tüketim düzeyinin 200-300 mg’ı aşmaması önerilmektedir.

Tepki verme süresi ve ruh hali üzerine etkileri olan kafeinin doza ve kullanım sıklığına bağlı olarak bireylerde alışkanlık yaptığı bilinmektedir. Canlandırıcı etkisi olan kafeinin fazla tüketilmesinin diüretik etki yaparak vücut sıvı dengesini etkileyebileceği, koordinasyonun dağılması, sinirlilik, uykusuzluk ve çarpıntı yapabileceği de kullanıcılar tarafından belirtilmiş yan etkileridir.

ÇAY VE ANEMİ

Demir yetersizliği anemisinin oluşumundaki sebepler çok değişkenlidir. Bunların içinde demir tüketim miktarının az olması, tüketilen demir çeşidinin biyoyararlılığının az olması ve fizyolojik ihtiyaçlara göre gereksinimin karşılanamaması en önemli nedenlerdir. Demir emilimini arttıran ve azaltan diyet faktörleri çok iyi bilinmekle birlikte, çoğu hayvansal kaynaklı olan hem demirin emilimi, bitkisel kaynaklı nonhem demirle karşılaştırıldığında diğer diyet bileşenlerinden ve öğünün içeriğinden çok fazla etkilenmez. Nonhem demirin ise polifenoller, fitat, diyet lifi, bazı proteinler ve aminoasitler gibi çeşitli diyet bileşenleri ile etkileşime girdiği ve emiliminin azaldığı bilinmektedir. Yemeğin bitiminden sonraki 1 saat içinde tüketilen 150 ml koyu siyah çayın, öğündeki demir emilimini arttıran askorbik asit ve diğer faktörlere rağmen, emilimi % 75- 80 oranında azalttığı bulunmuştur. Siyah çayın bu negatif etkiyi yeşil çaydan 2 kat, bitki çaylarından 3 kat fazla gösterdiği saptanmıştır.

ÇALIŞMALAR UYARIYOR

Çalışmalar yeşil ve siyah çayda bulunan taninlerin demir ve kalsiyumun emilimini azaltabileceğini belirtmiştir. Aynı zamanda siyah çayın çinko emilimini arttırdığı, yeşil çayın azalttığı ve her iki çay türünün de manganez ve bakır emilimini arttırdığı rapor edilmiştir. Bir başka çalışma yeşil çayın diüretik etkisi ile suda çözünebilen B12 vitamininin kaybına yol açtığından bahsetmektedir.

Yeşil çayın içinde kafein olmasından dolayı çok içilmesi uykusuzluk gibi sorunlara neden olabilir. Çayın içeriğinde bulunan kafein bileşiğinin aşırı miktarda tüketildiğinde toksik etkiler yaptığı göz ardı edilmemelidir. Yine emziren kadınlara ve gebelere kafeinden dolayı yeşil çayın fazla tüketilmemesi  önerilmektedir.

Yeşil çay folik asitin yararlarını olumsuz yönde etkileyebileceğinden hamilelerin kullanmaması gerektiğini belirten çalışmalar vardır. Bu etkiden yeşil çayın içindeki EGCG sorumludur. Gebelik öncesi dönemde fazla yeşil çay tüketen kadınlarda spina bifida sıklığının fazla olduğuna yönelik yayınlar bu mekanizma üzerinde durmaktadır.

Çok sık rastlanmasa da yeşil çayın fazla tüketilmesine bağlı hepatotoksisite ve nefrotoksisite vakaları da bildirilmiştir. Bu toksikasyonların muhtemelen ECGC veya metabolitlerinin  hasta metabolizmasıyla da bağlantılı olarak oksidatif strese neden olduğu belirtilmektedir.

Bir derlemede yeşil çayın vitamin K içermesi nedeniyle warfarin ve kumadin kullanan kalp hastaları tarafından çok dikkatli tüketilmesi gerektiğinden bahsedilmiştir.

Yeşil çayın demir bağlayıcı etkisi hücrelerde yıkıcı oksidatif hasara yol açan fenton reaksiyonlarını durdurmuş bu şekliyle talasemi majör ve kalıtsal hemokramotozis hastalarına umut ışığı olmuştur.

Fazla miktarda tüketilen yeşil çay içerdiği polifenollerin bazı ilaçlar ve demir preparatlarının absorbsiyonunu zorlaştırıcı etkisinden dolayı beslenme bozukluğuna yol açmakta ve hemoglobin seviyelerini düşürmektedir.

Çalışmalarda çay kateşinlerinin sindirim sisteminde demirle çözünmeyen kompleksler oluşturmak suretiyle, demir emilimini kısmen engelleyebileceği ancak çaya askorbik asit eklenerek veya demir içeren ilaçları ya da yiyecekleri çayla birlikte tüketmeyerek bu olumsuz etkinin önlenebileceği belirtilmiştir.

Epidemiyolojik bir araştırmada, günlük 3-4 fincan siyah çay içimiyle, demir eksikliğine bağlı kansızlık probleminin gözlenmediği bildirilmiş, yeşil çay içinse günlük üç bardağın üzerine çıkılmaması önerilmiştir.

Tüm bu bilgilerin ışığında zayıflama için sıklıkla tüketilen yeşil çayın demir bağlayıcı etkisi ile ferritin ve hemoglobin düşüklüklerine sebep olduğu hatta demir ilaçlarının emilimini olumsuz yönde etkilediği dolayısıyla ısrarlı tüketimlerde bu mekanizmalar üzerinden tam ters bir etki sergilediği göz önünde bulundurulmalıdır. Kadınlarda menstrüasyonla aylık demir kayıpları olduğundan ve bu kayıplar önceden tahmin edilemeyeceğinden sıklıkla yeşil çay tüketimi doğru bir seçim değildir.

Uzm.Dyt.Betül AY YILMAZ

Referanslar:
http://journals.tbzmed.ac.ir/PHARM/Manuscript/PHARM-23-27.pdf
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5093162/
https://academic.oup.com/cdn/article/1/2/1/4558629
https://www.hopkinsmedicine.org/hematology/fellows/summer%20course/slides/Spivak_IronOverload%2007.27.12.pdf
https://www.researchgate.net/publication/321700917_Review_on_green_tea_constituents_and_its_negative_effects
https://pdfs.semanticscholar.org/c157/41de4b4717d8cc00b036f9d6d481e6eb1b6d.pdf
https://pdfs.semanticscholar.org/c157/41de4b4717d8cc00b036f9d6d481e6eb1b6d.pdf
http://www.internationaljournalofcardiology.com/article/S0167-5273(07)01880-3/pdf
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/15992239
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16855537
http://www.scirp.org/(S(i43dyn45teexjx455qlt3d2q))/reference/ReferencesPapers.aspx?ReferenceID=15000
https://pharmacy.erciyes.edu.tr/ckfinder/userfiles/files/bitirmeler/Hilal_Kesler_Tez.pdf
http://eknygos.lsmuni.lt/springer/335/249-257.pdf

 

 

ileBetül Ay Yılmaz

Ketojenik Diyetler Neden Sağlıksızdır?

Her geçen gün popülerliği artan ketojenik diyet nedir?. Neden uzun süreli uygulamalar zararlı sonuçlar doğurmaktadır?. Aslında ketozisin vücut için iyi bir şey olmadığını tüm diyetisyenler bilir. Hatta diyabetik hastalarda hücre hasarını önlemek için keton cisimciklerinin oluşumunu dengeli ve planlı bir beslenme düzeni ile önlemeye çalışırız. Gelin görün ki ketojenik diyet verdiği hızlı sonuçlar nedeniyle son zamanlarda epey popüler hale geldi. İnsanlar işin biyokimyası ile, hücrelerinin hasarlanmasıyla falan ilgilenmiyor artık, varsa yoksa hızlı sonuç. Unutmayın, vücudumuz mekanik bir araç değildir, keskin virajları alamaz. Önünde sonunda yapılan yanlış uygulamaların bedelini ödetir. Madem söylediklerimiz yeterince ikna edici gelmiyor bu kez Türkiye Endokrinoloji ve Metabolizma Derneği, Obezite, Dislipidemi ve Hipertansiyon Çalışma Grubunun ‘Obezite Tanı ve Tedavi Kılavuzu’’ ndan neden ketojenik diyet yapılmamalıdır? öğrenelim.

  • Karbonhidrat içeriğinin gereğinden az olması nedeniyle uygulandıktan bir müddet sonra kanda keton cisimciklerinin artışına neden olan diyetlerdir.
  • Diyetteki karbonhidratın organizmada enerji vermek yanındaki en önemli görevleri; ketojenezi önlemek, proteine olan gereksinimi azaltmak ve doku proteinlerini korumaktır.
  • Günlük en az 50 gram karbonhidrat alınması ketozu önlemektedir.
  • Ancak kişisel ayrıcalıklar düşünüldüğünde ketozu önlemek için günde 100-125 gram karbonhidrat alınması gerekmektedir. Besin ögeleri yönünden dengesiz olmaları ve önemli sağlık sorunları oluşturmaları nedeniyle ketojenik diyetler obezite tedavisinde önerilmemektedir.
  • Hızlı kilo verdirmeleri nedeniyle daha çok vücut suyunda azalmaya neden olmakta, gerçek ağırlık kaybı sağlanmamaktadır.
  • Ayrıca diyet posası başta olmak üzere, tiamin, folat, potasyum, kalsiyum, magnezyum, demir, A vitamini, E vitamini ve B6 vitamini yetersizliklerine yol açmaktadırlar. Bunun yanı sıra diyetin doymuş yağ, kolesterol ve hayvansal kaynaklı protein içeriği artmaktadır.
  • Ketojenik diyetlerin ortaya çıkarabileceği başlıca sağlık sorunları: Sıvı-elektrolit dengesinde bozukluklar (kalsiyum ve sodyum atılımı artar), hiperürisemi, hiperlipidemi, aritmiler, kalsiyum atılımının artması nedeniyle osteoporoz riski, böbrek ve karaciğer fonksiyonlarında bozukluklar ve insülin metabolizmasında olumsuz etkiler oluşabilmektedir.
  • Aşırı miktarda sodyum ve su kaybı sonucu hipotansiyon, kabızlık ve nefrolitiyazis görülebilmektedir.
  • Atkin ve Stilman Diyeti protein ve yağ içeriği yüksek, karbonhidrat içeriği düşük olan ketojenik diyetlere örnektir.
  • Yüksek proteinli diyetlerin büyük bir kısmının hayvansal kaynaklardan sağlanmasından dolayı toplam yağ, doymuş yağ ve kolesterol alımları yüksek miktardadır.
  • Karaciğer ve böbrek fonksiyonlarında bozukluğa neden olabilir. Besin ögeleri yönünden son derece dengesizdir. Normal besin gereksinimlerini karşılayamamaktadır.

*Doktor Atkin’ in kendi sağlıksız diyeti nedeniyle öldüğünü hatırlatalım. Sağlıkla…

Uzm. Dyt. Betül AY YILMAZ

ileBetül Ay Yılmaz

Kalbin Ne Kadar Sağlıklı?

Türkiye ve Dünyada Kalp Hastalıkları

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2020 yılında dünya üzerindeki tüm ölümlerin %36’sı kalp damar hastalıklarına bağlı olarak gerçekleşecektir. Türkiye’de ise 2019 yılına kadar koroner kalp hastası sayısının iki kat artış göstererek 5.6 milyona ulaşması bekleniyor. Hal böyle olunca gerek bilim adamları gerekse endüstri kalp damar hastalıklarına büyük ilgi duymakta ve her gün bu hastalıkların tedavisine yönelik yeni gelişmeler kaydedilmektedir. Aterosklerotik hastalıklar (koroner arter hastalığı, inme, periferik arter hastalığı ve anevrizmalar) birden fazla risk faktörünün birbiriyle etkileşerek ortaya çıkardığı patolojilerdir ve bu nedenle de bu hastalıklarla mücadelede tek bir risk faktörü değil, tüm risk faktörleri bir arada ele alınmalıdır. Güncel kılavuzlar dislipidemi tedavisine karar vermeden önce tüm risk faktörlerinin neden olduğu toplam riskin hesaplanmasını önermektedirler. Bunun için Framingham ve SCORE gibi risk tahmin sistemleri geliştirilmiştir ve bu sistemler 10 yıllık kalp damar hastalığı riskini öngörmede oldukça başarılıdırlar. 

Kendi Risk Değerlenmeni Yap

Framingham risk testini aşağıda verdiğim adresten türkçe olarak yapabilirsiniz.

http://www.hipertansiyonmd.com/hesaplama/hesaplama_Framingham_risk_skorlamasi.htm

Amerikan Diabet Derneği’ nin SCORE risk testini aşağıda verdiğim adresten ingilizce olarak yapabilirsiniz.

http://www.diabetes.org/are-you-at-risk/diabetes-risk-test/

Risk Hesaplaması Yapmak Bize Ne Kazandırır?

10 yıllık koroner ve kalp damar hastalığı riskini belirlemek için çeşitli risk hesap cetvelleri mevcuttur ve kılavuzlara göre bu cetvelleri kullanarak gerçeğe yakın tahminler yapabilmek mümkün görünmektedir.

Kalp Damar Hastalığı Gelişiminde Rol Oynayan Risk Faktörleri

Kalp damar hastalığı gelişiminde rol oynadığı düşünülen 300’den fazla risk faktöründen bahsedilmektedir. Bunlar arasında en fazla kabul görenler, değiştirilebilen ve değiştirilemeyen risk faktörleri aşağıda sırlanmıştır.

Koroner kalp hastalığının günümüzde kabul edilen önemli risk faktörleri şunlardır:

  1. Yaş (erkeklerde ≥45, kadınlarda ≥55 veya erken menopoz)
  2. Aile öyküsü (birinci derece akrabalardan erkekte 55, kadında 65 yaşından önce koroner arter hastalığı bulunması)
  3. Sigara içiyor olmak
  4. Hipertansiyon (kan basıncı ≥140/90 mmHg veya antihipertansif tedavi görüyor olmak)
  5. Hiperkolesterolemi (total kolesterol ≥200 mg/dl, LDL-kolesterol ≥130 mg/dl)
  6. Düşük HDL-kolesterol değeri (<40 mg/dl)
  7. Diabetes mellitus (diyabet bir risk faktörü olmanın yanısıra, koroner kalp hastalığı varlığına eşdeğer bir risk taşıdığından risk değerlendirmesinde ayrı bir yeri vardır)

 

Tüm bu faktörlere ek olarak kanda homosistein proteinin yüksek seyretmesi de kalp damar hastalıkları ile ilişkilendirilmiş, çok sayıda kesitsel, vaka kontrol çalışması ve bazı ileriye dönük çalışmalar plazma homosistein düzeyi ile kardiyovasküler risk arasında pozitif bir ilişki saptamıştır, bazılarında ise böyle bir ilişki gösterilememiştir. Folik asit, B6 ve B12 vitaminleri homosistein metabolizmasında rol alırlar ve kan düzeyleri homosistein ile tersine ilişki içindedir. Framingham çalışmasından elde edilen bulgular tahıllara folik asit eklenmesinin toplumun ortalama homosistein düzeyini ve hiperhomosisteinemi sıklığını azalttığını göstermiştir. Düzenli olarak balık yağı kullanımı da koruyucu olarak önerilen diğer bir takviyedir. Tetkiklerin düzenli olarak yapılması riskli grupların ekstra koruyucu takviyelerle takip edilmesi son derece önemlidir.

Koroner Kalp Hastalığından Korunmak

Koroner kalp hastalığının, iş gücü kaybı, tedavi giderleri ve yaşam kalitesi bakımından, topluma maliyeti çok yüksektir. Bu bakımdan, koroner kalp hastalığı riskini azaltmak için terapötik yaşam tarzı değişiklikleri (sigaranın bırakılması, zayıflama, kaliteli yağlardan zengin, kilo aldırmayan dengeli bir diyet, fiziksel aktivitenin arttırılması) her hastada uygulanmalıdır.

Uzm. Dyt. Betül AY YILMAZ

 

Referanslar:
https://www.tkd.org.tr/kilavuz/k11/4e423.htm?wbnum=1604
https://www.journalagent.com/tkd/pdfs/TKDA_37_60_1_10.pdf
http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/j.1365-2702.2010.03220.x/full
http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1111/j.1365-2702.2007.01383.x/full
ileBetül Ay Yılmaz

D Vitamini, Neye Göre, Kime Göre?

Vitamin D, Türkiye’ de her on kişiden dokuzunda eksikliği görülen bir vitamindir. Vitamin D durumunu değerlendirmek için serum 25 hidroksi(OH) vitamin D düzeyi ölçülmelidir. Vitamin D düzeyi: >30 ng/ml durumunda yeterli vitamin D düzeyi, 20-30 ng/ml vitamin D yetersizliği, <20 ng/ml vitamin D eksikliği, <10 ng/ml ciddi vitamin D eksikliği kabul edilir, >150 ng/ml olduğu durumlarda ise vitamin D zehirlenmesi söz konusudur.

Vitamin D içeren besin sayısının az olması nedeniyle, bu vitaminin az bir kısmı (%10- 20) ciğer, somon, yumurta gibi hayvansal gıdalar ile alınır. Önemli bir kısmı (%80-90) UVB ışınları etkisiyle ciltte sentezlenir. Sentez için cilde direkt güneş ışını teması gereklidir.  Ülkemizin bulunduğu enlemde vitamin D sentezi Mayıs-Kasım ayları arasında gerçekleşir. Uygun ışın açısı saat 10.00-15.00 arasında olduğundan, D vitamini sentezi için bu saatlerde güneşe çıkılması önerilir.

Güneş Koruyucular Sentezi Engelliyor

Yazın uygun saatlerde tüm vücudun bir tam gün güneş ışığı ile teması durumunda, deride, ağız yoluyla alınan yaklaşık 20000 IU vitamin D dozuna eşdeğer düzeyde vitamin D sentezi gerçekleşir. Sadece el, kol ve bacakların güneşe maruz kalması durumu ise yaklaşık 3000 IU vitamin D sentezi sağlar. Ayrıca güneş koruyucu kremlerin kullanılması güneş ışınlarının deriye ulaşmasını engellemektedir. Otuz faktörlü güneş koruma (sun protection factor, SPF) kremlerin ciltte D vitamini üretimini %95-98 oranında azalttığı bilinmektedir. Sekiz SPF güneş kremlerinin bile kandaki D vitamini düzeyini dramatik olarak azalttığı bidirilmiştir. Yaşlılarda UV sonrası D vitamini yapma kabiliyetinin 30 yaş altı erişkinlere göre dörtte bir ila beşte bir azalmış olduğunu gösteren kanıtlar mevcuttur. Cam ve tül arkasından güneşlenme de vitamin D sentezini engeller.

Vitamin D Eksikliği Riski Yüksek Olan Gruplar

Yaşlılar, ­ koyu cilt rengine sahip olanlar, ­ obezite, ­ vitamin D metabolizmasını hızlandıran ilaç kullanımı, ­güneşe yetersiz maruziyet, ­ osteoporoz, ­spontan (beklenmeyen) kırık oluşumu, ­ osteomalazi, ­ malabsorbsiyon sendromları, ­ kronik böbrek yetmezliği, ­ kronik karaciğer hastalıkları, ­ hiperparatiroidi gibi hastalıkları olanlar risk grubundadır.

D vitamini Emilimini Engelleyen Hastalıklar

Bazı hastalıklar  barsaklarda D vitamini emilimini engeller. Çölyak hastalığı, Crohn hastalığı ve kistik fibrozis bu hastalıklar arasında sayılabilir. Mide veya barsakların bir kısmının çıkarıldığı veya aşırı şişmanlık tedavisinde uygulanan gastrik bypass ameliyatları sonrasında da D vitamini eksikliği görülebilir. Çoğu hastada eksiklik semptomları kas ağrılarına sebep olduğundan fibromiyalji gibi değerlendirilebilir. Bir çalışmada D vitamini eksikliğinin kişilerin yorgunluk, gündüz uykululuk hali ve fiziksel aktivite düzeyleri ile ilişkisi incelenmiş ve bağlantılı oldukları doğrulanmıştır.

D vitamini Emilimini Engelleyen İlaçlar

Kortizon tedavileri kalsiyum emilimini ve D vitamini metabolizmasını bozarak osteoporoza yol açabilir. Obezite tedavisinde kullanılan orlistat ve kolesterol düşürücü ajan olarak kullanılan kolestiramin, D vitamininin barsaklardan emilimini engellerler. Epilepsi tedavisinde kullanılan fenobarbital ve fenitoin içeren ilaçlar D vitamininin karaciğerde etkin forma dönüşmesine engel olarak etkinliğini azaltır.

Gebelikte D vitamin Eksikliği ve Etkileri

Son yıllarda yapılan çalışmalarda; gebelikte  D vitamin eksikliğinin bebekte kalsiyum eksikliği ve kemik ve diş deformiteleri yanında eklampsi/preeklampsi, düşük doğum ağırlığı/prematüre doğum, doğumsal katarakt, çocuklarda Tip 1 diyabet, multiple skleroz, bipolar bozukluk, depresyon, astım, mental retardasyon (zihinsel gerilik) sıklığında artma gibi sorunlarla ilişkili olabileceği üzerinde durulmaktadır.

Ayrıca D vitamininin bebeğin beyin ve immün sistem gelişimini etkilediği ileri sürülmektedir. Gebelikte D vitamini yetmezliğinin yenidoğan üzerindeki etkileri kalıcı olabilir ve daha sonradan verilecek D vitamin desteği ile tam olarak düzeltilemeyebilir. Bu durum özellikle beyin ve immün sistem gelişiminde önemlidir.

Yapılan araştırmalarda; D vitamin seviyesi düşük olan annelerde sezaryen oranı yüksek bulunmuştur. Preeklampsi riski 5 kat, gebelik diyabeti riski 3 kat, bakteriyel vajinozis riski 2 kat artmış bulunmuştur.

D Vitamini Eksikliğinin Tedavisi

D Vitamini preparatları ile yapılır. Ülkemizdeki preparatlar, ya sadece D vitamini, veya kalsiyum ya da multivitaminlerde içerirler. D vitamini damla, şurup, draje, kapsül, çiğneme tableti, efervesan tablet ve ampül şeklinde piyasada bulunmaktadır. Kullanılan ürünün çeşidi ve içeriği son derece önemlidir ve kişiye özel olmalıdır. İçeriğinde yağ bulunmayan formülalar emilmez. Alınması gereken doz D vitamini eksikliğinin nedenine ve ciddiyetine göre değişebilir, bu nedenle sağlık profesyonelinize danışmalısınız. D vitamininin barsakdan emilmesiyle ilgili sorun yaşayanlara D vitamini enjeksiyonla verilir.

Vitamin D eksikliği Nedeniyle Tedavi Alan Hastaların Takibi

Vitamin D eksikliği nedeniyle tedavi başlanan hastalarda tedavinin başlangıcından 8 hafta sonra serum 25(OH) D düzeyi ölçülmelidir. Sonucuna göre, tedavinin devamı veya idame dozuna geçilmesi yönünden karar verilmelidir. Yüksek doz tedaviye bilinçsizce devam edilmesi durumunda kan kalsiyumu kontrolden çıkabilir. Bu da vücutta pek çok sistemde olumsuz etkilere yol açar.

Uzm.Dyt.Betül AY YILMAZ

Referanslar:
https://www.saglik.gov.tr/TR,11161/gebelere-d-vitamini-destek-programi-rehberi.html
http://www.turkendokrin.org/files/METABOLIK_KH_BOOK_web(1).pdf
http://www.turkendokrin.org/index.php?func=hastalar_icin&inside=hastalar_icin_detay&id=10
http://www.journalagent.com/abantmedj/pdfs/ABANT-75010-REVIEW-UCAN.pdf
http://www.ftrdergisi.com/uploads/pdf/pdf_3958.pdf
http://www.turkbiyokimyadernegi.org.tr/dosyalar/belgeler/panel/Vitamin-D-ali-unlu.pdf
http://www.turkosteoporozdergisi.org/archives/archive-detail/article-preview/agin-pandemisi-d-vitamini-eksikligi-ve-yetersizlig/8127

 

 

 

 

ileBetül Ay Yılmaz

Glutensiz Ürün ve Markalar

KASIM 2017 ONAY ALINAN GLUTENSİZ ÜRÜNLER

Sevgili Çölyaklılar ve çölyak yakınları bu liste bizzat firmalarla yapılan yazışmalar sonucunda gelen yazılı onay raporları dikkate alınarak oluşturulmuştur. Listede bulunmayan ürünler sorgulanmış ancak cevap alınamamış ve de yazılı onay gönderilmemiş ürünlerdir. Dernek mail adresimize (colyakdernegi@gmail.com) glutensiz analiz raporlarını göndermeyen firmalar listemize alınmamaktadır.

Ayrıca listemiz http://www.glutenscanner.org/pnum=17&pt=ONAY+ALINAN+GLUTENS%C4%B0Z+%C3%9CR%C3%9CNLER da yer alan glutensiz ürünleri tespit etmeyi ve de bu konularda bilgi aktarımını kolaylaştıran 2017 yılında kurulan Glutensiz Beslenme ve Gıda Kontrol Derneği (www.glutenscaner.org) ile paralel hareket ederek hazırlanmaktadır. Bilginize

ÇÖLYAK DERNEĞİ

Glutensiz ürünler alfabetik olarak sıralanmıştır. Ayrıca onayımızı alan ve denetimimizden geçen glutensiz ürün üreten işletmeler eklenmiştir.

ATIŞTIRMALIKLAR-krokan, cips ve bisküviler-kekler

Backhaus kek çeşitleri https://backhaus.com.tr/54-glutensiz-urunler

Backhome Tatlı ve Tuzlu Atıştırmalıklar

Bağdat Sebze ve Meyve Kuruları

Bjorg Galetta Mais Corn Cakes Organik Glutensiz Mısır Topakları

Bjorg Rice Cakes 130g Export-Organik Glutensiz Bütün Pirinç topakları

Coppenrath My Cooky Glutensiz Çikolata Parçacıklı Bisküvi

Coppenrath My Cooky Glutensiz Portakal Aromalı Kakaolu Bisküvi

Coppenrath My Cooky Glutensiz Karamelli

Çıtır Elma

Eat Real Hummus Chips

EatReal Humus cips Dereotlu

EatReal Mercimek Deniz Tuzlu

EatReal Mercimek Domatesli & Fesleğenli

Eti Pronot zeytinli, kakaolu, portakallı, sade bisküvileri ve mini kekler

Fiorentini Organik Chiali Mini Mısır Gevrekleri

Fiorentini Organik Kinoalı Mini Mısır Gevrekleri

Glutensiz Ada Tatlı ve Tuzlu Çeşitleri

Gold Balfıstık

Hip Organik Bebek Gofreti, Pirinç patlağı Elmalı ve Böğürtlenli

Mayalı Hane Glutensiz Kurabiye, Macaron atıştırmalıklar

Mina Glutensiz tatlı ve tuzlu atıştırmalıklar

Oranca Organik ve Glutensiz Le Pain des Fleurs Kestaneli Çıtır Kraker/Ekmek

Organik ve Glutensiz Le Pain des Fleurs Kinoalı Çıtır Kraker/Ekmek

Organik ve Glutensiz Le Pain des Fleurs Karabuğdaylı Çıtır Kraker/Ekmek

Organik ve Glutensiz Le Pain des Fleurs Hindistancevizli Çıtır Kraker/Ekmek

Organik ve Glutensiz Le Pain des Fleurs Kakaolu Çıtır Kraker/Ekmek

Organik ve Glutensiz Le Pain des Fleurs Soğanlı Çıtır Kraker/Ekmek

Orgran Glutensiz Bisküvileri

Party Cips Sade ve Tatlı Biberli

Samai Sade Cips

Schar Glutensiz Bisküviler

Schar Glutensiz Gofretler ve Barlar

Schar Glutensiz Mısır Gevrekleri ve Musli

Semotti

Mina Glutensiz atıştırmalıklar www.minaglutensiz.com

Sin Gluten

Thin Think High Protein Bar

Thin Think Pirinç Krakeri

AYRAN :

Aynes

Bakraç

Çayırova

Dalgıçlar

Eker

İçim

İtimat

Kebir

Otat

Özgüllü

Pınar

Sakıpağa

Sek

Sütaş

Yörsan

Yörükoğlu

BAHARATLAR :

Bağdat Baharat(Karışım Olmayanlar)

Sade Organik Baharatlar

BAL :

Anavarza Bal

Balparmak

Koska Bal

Köytür Bal

TKV Bal

Sade Organik Bal

BALIK : (işlenmemiş ve garnitürsüz olması koşuluyla)

Dardanel

Süperfresh

BOZA :

Balaban Boza

Vefa Bozacısı (Glutensiz etiketi olan)

ÇAY : (poşet ve toz)

Dökme ve Poşet çayların hepsi serbesttir

ÇİKOLATA:

Elit (etiketine dikkat edin)

Frankonia

Green Dream

Kinder Surprise

Kinder Chocolate,

Kinder Chocolate Maxi

Mabel Sütlü Çikolata

Mabel Bitter Çikolata

Mabel BeyazÇikolata

Nussknacker

Pernigotti

Sagra çikolata

Tadelle (gofretli hariç),

Toblerone

Toffiee

Zentis Marzipan( Carrefour Expreslerde bulunuyor)

(Not: Mabel markasının glutenli olanları aşağıda listelenmiştir onları almayınız.)

MABEL FİRMASININ AÇIKLAMASI;

Gerçek çikolata çeşitlerinin (sütlü, bitter ve beyaz çikolata) hiçbirinde tahılların ana protein bileşeni olan Gluten yoktur.

Çikolata ürünlerinde bazı spesiyal çeşitlerde farklı çeşniler vermek amacıyla bazı UNLU mamuller kullanılabilir.

Bizim fabrikamızda imal edilen bu spesiyal (UNLU) ürünler aşağıda listelenmiştir.(Bunları almayınız!)

Bitter Çikolata Kaplı Gofret ( çeşit numarası 74109 ve 74009) 2. Bisküvi kırıntılı mantar şekline dekorlu beyaz çikolata ( 72009 grubu içinde) 3. Gofret dolgulu tablet 70 g.(çeşit numarası 71110) 4. Patlamış buğday merkezli draje (çeşit numarası 73048, 73049, 73050, 73060 ve 73061) 5. Çikolata kaplı Patlamış pirinçli pralin (çeşit numarası 72009 ve 72004 grupların içinde) 6. Katologda saksı ismi altında görülen gofretdolgulu sütlü çikolata ( 72009 grubu içinde ve 71904-A) 7. Bitter çikolata kaplı fıstıklı lokum (72004 grupların içinde) 8. Bitter çikolata kaplı kestane ezmesi ( 72004 grupların içinde)
Yukarıdaki 8 ürün grubu içindekilerin dışındaki bütün çeşitlerimiz glüten adı altındaki amino asitlerden hiç birini içermez.

Ve yukarıda sakıncalı olabileceği belirtilen 8 grup ürün AYRI bir üretim hattında imal edildiğinden (diğer glutensiz ürünlerimize) çapraz bulaşma tehlikesi yoktur. Diğer glutensiz ürünlerimizi gönül rahatlığı ile yiyebilirsiniz..

DAMLA ÇİKOLATA:

Mabel

EKMEK ÜSTÜ ÇİKOLATA VE EZME

Calve Sürülebilir Yer fıstığı Ezmesi

Calve Parçacıklı Yer fıstığı Ezmesi

Calve Yerfıstığı Ezmesi Light

Ege Glutensiz Keçiboynuzu Ezmesi

Fit Nut-Fit Grains

Gold Krem fıstık

Gold Sweety Yer fıstığı Ezmesi

Gürsoy Fındık Ezmesi

Koska Fındık Kreması

Naturpy Glutensiz Keçiboynuzu Ezmesi-Kreması

Nutella

Optinaturel Keçiboynuzu Ezmesi

Oranca Organik ve Glutensiz Nocciolata Sütlü Kakaolu Fındık Kreması

Polmak Gold Kremfıstık

Sarelle (Fındıklı, Bitterli, Duo)

SICAK ÇİKOLATA :

Mado

Sek

Tikveşli

Fiero

DİYABETİKLER İÇİN TATLANDIRICILAR:

Candarel

Takita

DOMATES ÜRÜNLERİ :

AOÇ Domates Suyu

Kilye

Tat domates suyu çeşitleri

Tat domates rendesi

Tat domates püresi

Trilye

Tukaş

Sade Organik

DONDURMA :

Atatürk Orman Çiftliği Dondurması kapalı plastik kutuda.

Bolulu Hasan Usta’da satılan LASİDO paketli, DOSİDO kutuda olan dondurması ile Bandollar Dondurması

Dalgıçlar

Dondo Dondurması

Lera Freska Dondurması. Sade- Sütlü çikolatalı- Antep fıstıklı -Limonlu- Bitter-Fındıklı-Tahin cevizli-

Mado Dondurması

Mado sade kesme dondurma tabakta servis edilmesi şartıyla külah ve kornet kullanılmaksızın ekte tarafınıza sunduğumuz çeşitlerimizi tüketebilirsiniz ” diyor firma…Tüm analizleri yapılmış ve gıda mühendisi imzalı belge ile bana ulaştırıldı. Ancak, özellikle de külahtan kaynaklanabilecek çarpraz bulaşmaya maruz kalmamanız için plastik ambalajlarda, özel porselen servis tabaklarında almanız gerektiği özellikle belirtilmiş… *** Her zamanki temiz kaşık,yeni tekne kuralı yine geçerli****

Analizler sonucunda Glutensiz onayı olan Mado çeşitleri;

Dondurma grubu;

Sade dondurma,

Fıstıklı dondurma,

Kakaolu dondurma,

Vişneli buz,

Muzlu dondurma,

Çilekli buz,

Böğürtlenli buz,

Frambuazlı buz,

Portakallı dondurma,

Limonlu dondurma,

Cevizli dondurma,

Bademli dondurma,

Kavunlu dondurma,

Karadutlu buz,

Kirazlı buz.

Magnum After Dinner Dondurması.(Bakınız unilever firması kuralına)

Mardo

Orsat

Sarella Dondurma

Tadella Dondurma

DONDURULMUŞ SEBZELER :

Dondurulmuş sossuz ve sade sebze ve meyve ürünlerinin hepsi serbesttir.

DÖNER:

Bolca (Tabaklı Paketlenmiş) Hindi Hazır Döner

Erpiliç Tavuk Döner

İkbal’in vakumlu paketlenmiş Dilimlenmiş Dana Kıyma Döner

İkbal’in vakumlu paketlenmiş Dilimlenmiş Sucuk Döner

EKMEKLER- GLUTENSİZ

Ankara Büyükşehir Belediyesi Glutensiz MET-VAK Ekmeği

Backhaus Ekmek https://backhaus.com.tr/54-glutensiz-urunler

Bezgluten Ekmeği

Dr. Ekmek Gluensiz Ekmek çeşitleri

Ege Glutensiz Ekmeği

Eskişehir Hemşin Ekmek Fırını Glutensiz Ekmeği

Glutensiz Ada Ekmeği

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Glutensiz İHE Ekmeği

İzmir Büyükşehir Belediyesi KENT Ekmeği

Mader Glutensiz Ekmek

Mayalı Hane Glutensiz Ekmek

Schar Glutensiz Ekmek çeşitleri

ERİŞTE:

Mader Glutensiz Erişte

Mina glutensiz sebzeli ve sade erişte çeşitleri

Semotti

GAZLI ve BİTKİSEL İÇECEKLER

Alpro tüm bitkisel içecekler Soya içeceği, Badem İçeceği,Pirinç İçeceği ,Yulaf İçeceği,

Coca-cola

Cofradex

Didi

Fanta

Guarana Guarana Özlü Enerji Veren İçecek

İçim

Oranca Glutensiz ve Laktozsuz Bitkisel içecekler

Organik ve Glutensiz Isola Bio Soya içeceği

Organik ve Glutensiz Isola Bio Light Pirinç içeceği

Organik ve Glutensiz Isola Bio Kakaolu Kinoa & Pirinç içeceği

Organik ve Glutensiz Isola Bio Hindistancevizi & Pirinç içeceği

Organik ve Glutensiz Isola Bio Badem & Pirinç içeceği

Isola Bio Organik, Glutensiz ve Şeker İlavesiz Badem içeceği

Sprite

Yedigün

GÜLLAÇ YUFKASI

Bursa Glutensiz Güllaç (Bilgili Kardeşler Gıda)

Kral Glutensiz Güllaç

Wai Wai Glutensiz Pirinç Yufkası

Tas Pirinç Yufkası

HARDAL

Tat Hardal

HAZIR ÇORBALAR:

Mader

Organic Bahçe Glutensiz

Mina Glutensiz

HELVA :

Abdurrahman Tatlıcı

Gülsan Helva

Gülseven Helva (Yaz ve Tahin Helvası)

Koska Tahin Helvası ( Yaz Helvası hariç) , Diyabetik Tahin Helvası

Metin (yaz helvası hariç)

Serel Sade Helva

Tunaş Helva

Uzungil (Saray Helvası Hariç )

Üçel Gıda Sade ve Kakaolu Helvası

İRMİK :

Arbella İrmik

Ege Glutensiz Mısır İrmiği

Golda Glutensiz İrmik Unu sadesi ve meyveli çeşitleri

Mader

Mina Glutensiz

Organik Bahçe Glutensiz

Slimini

Taranis Glutensiz İrmik Unu

KABARTMA TOZU :

Bağdat Kabartma Tozu

Dr Oetker Glutensiz Kabartma Tozu

Mader Glutensiz Kabartma Tozu

KAHVE:

Türk Kahvesi

Kurukahveci Mehmet Efendi.

Shazili kahve çeşitleri

Altınkılıçlar , Kahve Dünyasında (www.kahvedunyasi.com)

Selamlique Türk kahvesi ve Cezbeli Türk kahvesi

Çekirdek halde satılıp kendimizin öğüttüğü tüm kahveler serbesttir

Nescafe

Arolez fiero 3’ü bir arada

Fiero Cappuccino

Fiero Kahve Beyazlatıcısı (kahve kreması)

Mondalez (Kent) firmasına ait bir neskafe markası ise üzerlerini okuyarak alınız.

Nestle firmasına ait bir neskafe markası ise üzerini okuyarak alınız.

Nestle Nespresso

Oranca Filtre Kahve

Organik Simon Levelt Filtre Kahve- PERU

Organik Simon Levelt Filtre Kahve – ENDONEZYA

Organik Simon Levelt Filtre Kahve – ETİYOPYA

Organik Simon Levelt Filtre Kahve – SENZA Kafeinsiz

Organik Simon Levelt Çekirdek Kahve- Corazon Espresso

Granül Kahve

Simon Levelt Organik Çözünür – Instant Kahve

Simon levelt(city farm organik’in ürünü)

KAKAO :

Fiero Kakao

Kuru Kahveci Mehmet Efendi

Mina Glutensiz Kakao

Nestle (üzerini okuyarak)

Mabel Kakao

KARABUĞDAY-GREÇKA:

Duru

Mader

Organic Bahçe

Organic Garden

Raini Çiftliği

Yar

Yayla

gibi tüm markalara ait karabuğday dikkatli bir şekilde ayıklanıp yıkandıktan sonra kullanılabilir.

KAVURMA FÜME ET

Erpiliç Piliç Jambon

Polonez Jambon, Polonez Kavurma, Polonez Füme etler

(Hindi Füme Eti , Füme Et, Karabiberli Füme et)

KAYMAK:

Bakraç

Çayırova-inek ve manda kaymağı

Dalgıçlar

Eker Kaymak

İçim Kaymak

Yörsan Kaymak

Yörükoğlu

KEFİR :

AOÇ

Danem

Eker

Ekici

İtimat

Sakıpağa

Sek

Yörsan

KESME ŞEKER:

Bütün markalar serbesttir.

KETÇAP :

Heinz

Tat Ketçap

Pınar

KONSERVELER :

Öncü Közlenmiş Patlıcan ve Biber

Penguen Konservesi

Tamek (Sebze ve Bakliyat Konserveleri)

KREM ŞANTİ:

Dondo Krem Şanti

Fiero Bitkisel Şekerli Krem Şanti (Sıvı)

Mina Glutensiz Krem Şanti

KREMA :

Aynes

Eker

Fiero Toz Krema

Sakıpağa Krema

Sek Krema

Yörsan Krema

Yörükoğlu

KURUYEMİŞ ve ÇEREZLER:

Arzu Kuruyemiş-Çorum

Gold Yer Fıstığı

Gürsoy Fındık

Işık Organik

Sade Organik

Temel Gıda Dovido Kuru Üzüm Çeşitleri

LABNE :

Baltalı Labne

İçim Labne

Murat Bey Labne

Pınar Labne

Sakıpağa Labne

Sütaş Labne

Yörsan Labne

LİMONATA :

Doğanay

Uludağ

LOKUM :

Gülseven Lokum

Koska saray lokumu, sultan lokumu, light lokum

Mevlevi Tatlısı Laçin (lokumu)

Nar Gourmet

Ogaş Lokum (Bim)

Tariş İncir Lokum

Uzungil Lokum

LOR

Bakraç

Baltalı

Çayırova

Eker

Gürsüt

Kaanlar

Muratbey

Sakıpağa

Tahsildaroğlu

Yörsan

Yörükoğlu

MAKARNALAR :

Arbella

Balviten

Barilla

Beşler

Bez-gluten

Bi-aglut

Mader

Schar

Tas Pirinç Makarnası

KARBONAT

Bağdat

KUSKUS MAKARNA- BULGUR

Mader Cous Cous (kuskus)

Schaer Cous Cous

MAKARNA SOSU

Barilla

Pastavilla

Sade Organik

MAYA :

Dr. Oetker Maya

Kenton Maya

Pak Maya

Yuva Maya

MISIR GEVREĞİ

Schaer

MADEN SUYU

Bütün markalar serbesttir

MARGARİN:

Becel

Birma

Sana

Trakya Birlik

MAYONEZ

Heinz

Tat Mayonez

Pınar Mayonez

MEYVE SULARI :

Aroma

Cappy

Çamlıca

Didi Icetea

Dimes

Exotic

Elit Naturel

İçim

İsola Bio

Juss

Link

Lipton Ice Tea

Meysu

Pınar

Sade Organik

Sek

Sunny

Tamek

Tat

Yörsan

Zumosol

NAR EKŞİSİ:

A.O.Ç.Nar Ekşisi

Fersan Nar Ekşisi

Olive Farm

Sade Organik

PASTA MALZEMELERİ VE ŞEKER HAMURLARI

Pak Şeker Hamuru ve Pastacılık Malzemeleri

Paste Şeker Hamuru ve Pastacılık Malzemeleri www.drpaste.com.tr

Suana Şeker Hamuru-Üzerinde glüten içermez yazıyor

PEKMEZ VE TAHİN :

Gülsan

Koska ) Tahin, Tahin-Üzüm Pekmezi karışımı, Üzüm Pekmezi, Dut Pekmezi, Keçi Boynuzu Pekmezi ,Tahin-Bal karışımı

Metin

Olive Farm Keçi Boynuzu Pekmezi

Sade Organik

Yenigün

PEYNİR

Aknaz

Arla

Atatürk Orman Çiftliği tüm ürünleri

Aynes

Bahçıvan tüm peynir çeşitleri lezzetli peynir topları dahil

Bakraç tüm peynir çeşitleri

Balkaya beyaz ve kaşar peynir

Baltalı Günlük Pastörize Keçi Sütü %100 Keçi Armola B.Lıght Günlük Pastörize Keçi Sütü Keçi Sütü 1000M. (UHT) B. %100 Keçi Sütü 200ml. (UHT) B. %100 Keçi Sütünden Çikolatalı Süt

Bel Karper Tüm çeşitleri

Bivezir

Bolana

Castello

Çayırova

Dalgıçlar

Doğruluk -Tüm peynir çeşitleri

Dost-Ak Gıda

Eker

Ekici Peynir krem peyniri de dahil tüm ürünleri

Gelibolu Organik tüm ürünleri.

Gündoğdu

Gürsüt

Green Tree Blue Cheese

İtimat

Kaanlar

Kay Süt ürünlerinin tüm çeşitleri

Kebir Süt Tüm peynir çeşitleri

Otat tüm peynir çeşitleri

Özgüllü

Pınar tüm peynir çeşitleri

Rani Çifliği

Sakıpağa

Sek’in tüm ürünleri.

Sütaş(krem peynir hariç)

Tahsildaroğlu tüm ürünleri

Trakya Çiftliği

Yörsan’ın tüm ürünleri

Yörükoğlu

Zanetti Parmezan

PUDİNG

Mina Glutensiz Kakaolu Puding

Mine Glutensiz Vanilyalı Puding

RAKI :

Efe Rakı

Mey Cin

Mey Rakı

Mey Votka (Aromalılar hariç)

REÇEL :

Gülsan

Kilye

Koska (O harfinde nazar boncuğu resmi olan Koska) Organik

Metin

Olive Farm

OrancaOrganik ve Glutensiz Fiordifrutta Çilek Reçeli

Organik ve Glutensiz Fiordifrutta Yaban Mersini Reçeli

Organik ve Glutensiz Fiordifrutta Şeftali Reçeli

Organik ve Glutensiz Fiordifrutta Kayısı Reçeli

Organik ve Glutensiz Fiordifrutta Kırmızı Orman Meyveleri Reçeli

Penguen

Sade Organik

St.Dalfour tüm reçel çeşitleri

Tamek

Yenigün

SAKIZ :

Big Babol Tüm Çeşit ve aromalar

Brooklyn Tüm Çeşit ve Aromalar.

Centerfresh Tüm Çeşit ve Aromalar

Falım Sakız tüm çeşitleri

First Not: Kent firmasının sakızlarını ambalajını okuyun sorgulayın.

Happydent Tüm Çeşit ve Aromalar

Vivident.Tüm Çeşit ve Aromalar

Yıldız Nane ve Damla Aromalı Şekersiz Sakız

SALAM:

Erpiliç Tombul Salam

İkbal Salamı

Polonez Salamları : Macar Salam, Fıstıklı Salam, Hindi Salam

SALÇA :

AOÇ

Akfa

Dardanel

Olca (domates ve biber salçası)

Öncü (domates,acı ve tatlı biber salçası)

Penguen (domates ve biber salçası)

Sade Organik

Tamek (Domates ve Biber Salçası)

Tat (Domates,acı ve tatlı biber salçası)

Trilye

Tukaş

SALEP:

Fiero

Kay

Mado

Sek

Tikveşlı

SİRKE : (balsamik olmaması koşuluyla)

Fersan

Olive Form Organik Sirke

Tariş

SOSİS:

Erpiliç Piliç Sosis

İkbal Sosis

Polonez Sosis

SOS:

Öncü Nar Aromalı Sos

Pınar Kakaolu Sos

SOYA SOSU :

Everfresh

Kikkoman Glutensiz Soya Sosu

SUCUK :

Adese Glutensiz Sucuk

Erpiliç Sucuk

İkbal Sucuk

Polonez Sucuk : Kangal, Parmak, lsıl işlem Görmüş Sucuk, Fermente Sucuk, Fermente Baton Sucuk

SÜTLER :

Arla Cocio Kakaolu Klasik Süt

A.O.Ç. Sütleri. Bu firmanın aromalıları da dahil tüm Süt çeşitleri

Aynes

Bakraç

Çayırova

Dalgıçlar

Danone

Dimes

Eker

İçim Süt

İçim Laktozsuz Süt

Otat

Özgüllü

Pınar Laktozsuz Süt

Pınar Süt

Sakıpağa Süt

Sek Süt

Sek Laktozsuz Süt

Sütaş Süt

Yörsan Süt

gibi tüm süt markaları serbesttir. Okulda dağıtılan sütler de kullanılabilir.

SÜTLÜ TATLILAR:

Bolulu Hasan Usta

Fırın Sütlaç

Keşkül

Kazandibi,

Tavuk Göğsü

Tavuk Göğsülü Kazandibi

Krem Karamel

Muhterika(Çikolatalı Krem Karamel)

Danette çeşitleri

Eker Sütlü Tatlıları

Kestanella (Bursa – Kafkas

Mado

Fırın Sütlaç,

Kazandibi,

Keşkül,

Sakızlı Muhallebi,

Tavuk Göğsü.

Saray Muhallebicisi :

Tavukgöğsü, Kazandibi, Su muhallebisi, Saray muhallebisi, Sakızlı muhallebi, Fırın sütlaç, Krem Şokola, Keşkül, Krem karamel.

ŞARAP:

Doluca Şarabı

Kavaklıdere Şarabı

Kayra Şarabı

Suvla Şarabı

ŞEHRİYE :

Arbella

Balviten

Beşler

Mader

Schar

Wai wai pirinç şehriyesi

ŞEKERLEME :

Diablo Kremalı ve Limon Aromalı Tatlandırıcılı Şekersiz Şekerleme

Haribo

Kent firmasının (Mondalez) uyguladığı kural olarak şekerleme ürünlerini ambalaj okumadan almayınız.

Mentos Çiğnenen Draje Şeker (Çilek, Nane, Mini Çilek, tekli ambalaj ve roll formları. Mini nane, Rainbow Mini Rainbow,Mentos Meyve Aromalı

MİSAFİR ŞEKERLERİ:

Kent Ürünleri (Mondalez) Bu firmanın ürünlerinin etiketini okuyunuz. Firma eğer etiketinde uyarı yoksa yiyebilirsiniz şeklinde onay vermiştir.

Koska Badem Şekeri, Koska Badem Draje

TARHANA :

Mader

Mina Glutensiz

Organic Bahçe Glutensiz

Semotti

TAVUK : (işlenmemiş olması koşuluyla)

Beypiliç

Erpiliç

Hastavuk

Keskinoğlu

Mudurnu

gibi diğer markaları da soslu ve işlem görmüşler hariç yıkayarak tüketebilirsiniz

TAVUK VE KÖFTE HARCI :

Mader

TEREYAĞI:

A.O.Ç. Tereyağı

Bahçıvan Tereyağı

Bakraç Tereyağı

Çayırova

Dalgıçlar

Eker

Gündoğdu

Gürsüt

Kaanlar Tereyağı

Kebir

Lurpak

Muratbey Tereyağı

Orsat

Pınar Tereyağı

Sakıpağa Tereyağı

SEK Tereyağı

Sütaş Tereyağı

Yörsan Tereyağı

TOZ ŞEKER:

Bütün markalar serbesttir.

TURŞU :

Penguen

Sade Organik

Tat

UNLAR

FASULYE UNU

Kenton

GALETA UNU:

Ege Glutensiz Galeta Unu

GLUTENSİZ UNLAR

Ankara Halk Ekmek Glutensiz Unu (MET-VAK)

Balviten

Bez gluten Un Karışımı

Bi-aglut Un

Broll Ekmeklik ve Kek Unu

Ege Glutensiz Un

Golda Glutensiz Un

Güzel Gıda Kinoa Unu

İstanbul Halk Ekmek Glutensiz Unu( GNK)

Mina Glutensiz ekmek ve Kek Unu

Nustil Amarant Unu

Nustil Chia Unu

Nustil Teff Unu

Organic Bahçe Glutensiz Un

Schar Glutensiz Un Karışımları

Selva Glutensiz Un

Sinangil Glutensiz Unu

Slimini Glutensiz Un

Söke Glutensiz Un

Yuva Glutensiz Unları

HİNDİSTAN CEVİZİ UNU

Güzel Gıda

KARABUĞDAY GREÇKA UNU :

Duru

Mader

Organic Garden

Sinangil

Yar

KEÇİBOYNUZU UNU :

Atişeri Mersin Keçiboynuzu Unu

Özden Keçiboynuzu Unu

KESTANE UNU :

Kafkas Kestane Unu

Naturelka Kestane Unu

MISIR UNU :

Bağdat Mısır Unu

Mader Mısır Unu

Mina Glutensiz Mısır Unu

Organic Bahçe Mısır Unu

MISIR NİŞASTASI

Ege Glutensiz

Mina Glutensiz

NOHUT UNU

Kenton

PATATES UNU :

Pat Patates Unu

PİRİNÇ UNU :

Ege Glutensiz Pirinç Unu

Mader Pirinç Unu

Mina Glutensiz Pirinç Unu

Organik Bahçe Glutensiz Baby Pirinç Unu

PUDRA ŞEKERİ

Mina Glutensiz

VANİLYA :

Dr Oetker Glutensiz Vanilya

YAŞ PASTA :

ÖZSÜT FİRMASI sadece yaş pastası 3 gün öncesinden şubeye sipariş verilecek. Bu firmanın Türkiye de hangi şubesinden sipariş verirseniz verin glutensiz yaş pastamız sadece İzmir’deki fabrikada üretilip sipariş edilen şubeye gönderilecektir, Dikkatinize..

Özsüt Glutensiz Yaş Pasta Çeşitleri

Glutensiz KARAORMAN FRAMBUAZ

Glutensiz KARAORMAN VİŞNE

Glutensiz KARAORMAN MUZ

Glutensiz KARAORMAN KROKAN.

İKEA

Glutensiz etiketli yaş pasta

YOĞURT :

Atatürk Orman Çiftliği Yoğurt

Aynes

Bakraç Yoğurt

Baltalı Yoğurt

Çayırova

Dalgıçlar

Danone Yoğurt (ACTIVIA Gluten İÇERİYOR) Dikkatle okuyun etiketleri.

Eker Yoğurt

Gürsüt Yoğurt

İçim/Dost Yoğurt

Kebir Yoğurt

Otat Yoğurt

Özgüllü Yoğurt

Pınar Yoğurt

Sakıpağa Yoğurt

Sek Yoğurt

Sütaş Yoğurt (meyveli yoğurtlar hariç)

İçim Yoğurt

Yörsan Yoğurt

Yörükoğlu Yoğurt

Wellcare Probiyotik Yoğurt

YOĞURT VE KEFİR MAYASI

Danem

Yayla

gibi diğer bütün markalar serbesttir.

OKUNARAK ALINMASI GEREKEN ÜRÜNLER

KENT FİRMASI: (Mondelez)

Kent şeker ürünleri üzerinde uyarı bilgilendirme yapmaktadır.

Kent Gıda firması diye kurulan firma sonra Kraft Foods firması daha sonra da 2012 yılında atıştırmalık ürünlerde dünya firması olan Kent Gıda Türkiye MONDELEZ INTERNACİONAL HOLDİNGS LLC. adını almıştır. Aşağıda adı geçen Kent ŞEKER ürünlerinin gluten içerip içermediğini öğrenmek için üzerini okumadan almayınız.

Jelibon

Olips

PopTıp

Missbon

Tofita

Topitop

Kent Modelez firmasının

Sakız markaları

Çikolata markaları

Kahve markaları da bulunmaktadır. Bunlar da ayrıca sorgulanmalıdır.

Mentos Nowmints Nefes Tazeleyici Mikro Şekerleme Yeşil Nane Tinbox-Okaliptus Tinbox-Çilek- Portakal Tinbox.

Chupa Chups- Lolipop Şeker Çilek, Krema Çilek, Portakal,Trio Çilek Kivi-Elma tropikal meyve,Trio Tutti Frutti ve ananas-Melody Pops.

DİKKAT CHUPA CHUPS LOLİPOP ŞEKER KOLA 10 g GLUTEN İÇERİR. Bu ürünü almayınız.

KAŞINTI / ALLERJEN veya Çocukların YUTMA RİSKİ sebebiyle gluten açısından sorgulanıp onay alınan ŞAMPUANLAR :

Clear

Dalin

Dove

Duru

Elidor

Olive Farm Bebek Doğal Bakım Ürünleri = Bebek Şampuanı ve Duş Jeli. Bebek Losyonu.Bebek Yağı. Pişik Kremi

Palmolive

Tüm EVYAP markalı Şampuanlar

MAKYAJ MALZEMELERİ

Flormar

Çocukların YUTMA RİSKİ sebebiyle Glutensiz onayı alınan DİŞ MACUNLARI :

Colgate

Forever

Sensodyn

KAŞINTI/ALERJİ riski sebebiyle glutensiz onayı alınan DEODORANTLAR:

Dove deodorant ve roll-on

Emotion deodorant

Fax deodorant

Rexona deodorant

KAŞINTI/ALERJİ Riski Açısından Glutensiz Onayı Alınan GÜNEŞ KORUYUCULARI

Arko

Avene

Ducray(sadece eczanelerde)

Solante(sadece eczanelerde)

Trukid

Ambalaj üzerinde ALLERJEN UYARISI UYGULAMASI yapan firma isimleri aşağıdadır:

UNILEVER FİRMASI:

Firma tüm ürünleri üzerinde varsa allerjen uyarısı bilgilendirmesi yazmaktadır.

Bu firmanın markalarının İçeriğini okumadan kullanmamalıyız. Bu firma paket, kutu, poşet, pet şişeler veya ambalajların içindeki ürünlerin içeriğini yani içinde bulunan hammaddeleri İÇİNDEKİLER bölümünde uyararak ALLERJEN MADDELERİ diye KOYU RENKLE yazıp öne çıkartmıştır. Örneğin; şu madde iz miktarda şu şu allerjenleri içerebilirdiyeyazmıştır. Uyarı bulunan ünilever gıda maddesinde adı geçen uyarıda ALLERJEN MADDELER eğer GLUTEN İÇEREN TAHILLAR İSE biz çölyaklılar açısından az da olsa çok ta olsa farketmez yememeliyiz. Yani BUĞDAY ARPA YULAF ÇAVDAR KILÇIKSIZ BUĞDAY KAMUT VEYA BUNLARIN HİBRİT TÜRLERİ gibi uyarılar gördüğümüz ürünlerini ALMAMALIYIZ.

ÜZERİ OKUNARAK ALINMASI GEREKEN ÜRÜNLER

Sana Margarin

Becel Margarin

LiptonÇayları CalveÇorbaları KnorrBulyonları AlgidaDondurması. CornettoDondurması MagnumDondurması CarteD’orDondurması MaxDondurması Fruttare. UnıleverFoodSolutions Üzerini Okuyacağımız Unilever Kişisel Bakım Ve Temizlik Markaları : Vaselin Signal Elidor Clear Dove-Dove Rexona Lux Axe Omo Yumoş Domestos Cif -Sun Light Cif

NESTLE FİRMASI:

Firma ürünleri üzerinde uyarı bilgilendirme yapmaktadır. Aşağıda adı geçen belli başlıların ve firmanın tüm ürünlerinin de gluten içerip içermediğini öğrenmek için üzerini okumalıyız. Lütfen okumadan almayınız.

Nesquik

Nescafe çeşitleri…

Nestle Firmasının ayrıca,

Bebek mamaları,

Çikolata, şekerlemeleri,

Dondurması,

Sıcak içecekleri,

Kahvaltılık gevrekleri,

Medikal beslenme ürünleri

GLUTENSİZ ÜRÜN HİZMETİ VEREN İŞLETMELER

FLAMİNGO KIZILAY PASTANESİ-ANKARA

Adres: Selanik Caddesi No: 30/ A KIZILAY- ANKARA

Telefonlar: 0 312 418 31 85 – 0312 417 57 44

İş yeri sahibi Semra ÖZEL

MENÜ * HER GÜN: Glutensiz Hamburger Glutensiz Chicken Burger Glutensiz Tost Glutensiz Makarnalar: Mantarlı, Kremalı, Bolonez, Alfredo, Napoliten, Glutensiz Mantı Glutensiz Pizza Çeşitleri Glutensiz Tatlı Ve Tuzlu Kuru Pastalar..

Sipariş Üzerine Glutensiz Yaş Pasta (Doğum Günü Pastası)..

* Sipariş Üzerine ve HER AYIN SON CUMARTESİ GÜNÜ (AYDA BİR GÜN OLMAK KAYDIYLA):

Glutensiz Su Böreği Glutensiz Tava Pizza Glutensiz Peynirli Kare Börek Glutensiz Ispanaklı Kare Börek Glutensiz Petifür (Minik Yaş Pastalar) Glutensiz Portakallı Kek Glutensiz Browni Kek Glutensiz İstanbul Gevreği (Duruma göre) Glutensiz Çiğ Köfte ile Glutensiz Lahmacun yapma çalışmaları da sürmektedir.

GLUTENSİZ TATLILAR:

Glutensiz Revani Glutensiz Kadayıf, Glutensiz Şekerpare Glutensiz Tulumba

Çölyaklılar İçin Özel LİMONATA

CEMALİ CAFE -ANKARA

Uzgörenler Sok. No :1 Dikimevi /Ankara Tel :3193353

GLUTENSİZ ÜRÜNLERİYLE ÇÖLYAKLILARIN HİZMETİNDE. PASTANE SAHİBİ CEMALİ ÖZKAYA , EŞİ VE OĞLU ÇÖLYAKLI. AİLEDE BAŞKA ÇÖLYAKLILAR DA VAR.

CAFE NERO-İSTANBUL

MUFFİN

*** Alırken kekin kafe görevlileri tarafından paket içerisinden çıkarılmamış olmasına dikkat etmelisiniz..MUTLAKA ÖZEL AMBALAJI İÇİNDE OLMALI…

GLUTENSİZ ADA -İSTANBUL

Yalı Mah. Turgut Özal Bulvarı Sahil yolu Süreyyapaşa Tesisler No: 195 / A Kat :1

Maltepe /İSTANBUL

Tel :( 0216) 305 83 63

ARMAN GLUTENSİZ-İSTANBUL

Beylikdüzü/İstanbul Sahibi Arzu Uğunoğlu Tel : 0538 248 7380

GLUTENSİZ FIRIN –İSTANBUL

Özel sipariş üzerine çalışan ve Mutfak Akademisi mezunu olan Selin hanım`a pasta,börek vs. her türlü isteğiniz için temasa geçebilirsiniz…

http://glutensizfirin.com/ selingunes@glutensizfirin.com

siparis@glutensizfirin.com

0542 682 67 60

ÖZSÜT-Tüm şubelerinde

Glutensiz Pastaları

( Sadece Sade Dondurması ) Çarpraz bulaşmaya maruz kalmamak için temiz kaşık kullanmalarına ve yeni tekneden vermelerine dikkat edilmelidir.)

Kazandibi,

Tavukgöğsü

STARBUCKS :

Menüdeki içeceklerden Java Chip Frappucino dışındaki tüm çeşitleri,yiyeceklerdeniseglutensiz ıslakkekürünütüketebilirsinizAyrıca içeceklerle ve yiyeceklerle ilgili alerjen bilgilendirmesini de içeren broşür ve bilgi de çeşni barında yer almaktadır.

MİNA GLUTENSİZ -İZMİR

www.minaglutensiz.com

MİNA KİMYA ARICILIK HAYVANCILIK TARIM GIDA MAKİNA AMBALAJ ELEKTRONİK MOTORLU ARAÇ TAAH.İTH.İHR.SAN. ve TİC.LTD.ŞTİ

Karacaoğlan Mah. 6171/1 Sokak No: 2/15 Bornova / İZMİR

0 532 478 63 60

SEMOTTİ

Tarhana, erişte ,cips ve pasta siparişleriniz için Sema Hanım 0532 244 22 43

GLUTENON TIBBİ GIDA ÜRETİMİ SA .TİC. LTD ŞTİ-BACKHOME

www.glutenon.com.

İlkyerleşim Mah.,1904.Cad.2055 Sok.No:5/P16 Yenimahalle / ANKARA-imalat yeridir

Ürünler www.dogaevinizde.com da ve Cemre Balgat Lokman Hekim de satılmaktadır.

İletişim için Müberra Okay : 0539 984 25 68

CEMRE BALGAT LOKMAN HEKİM-ANKARA

Tüm glutensiz ürünlerimiz bulunmaktadır,Güllaç,Dondurma külahı da burada satılmaktadır.

Ziyabey Cad. No : 26/1 Balgat/ANKARA

tEL :0312 286 03 03

www.cemrebalgat.com

SARAY MUHALLEBİCİSİ-İSTANBUL

Aşağıda isimleri olan incelettiğimiz ve içerisinde gluten bulunmayan ürünlerimizin raporlarını ekte bilgilerinize sunarım:

Tavukgöğsü,

kazandibi, Su muhallebisi,

Saray muhallebisi, Sakızlı muhallebi,

Fırın sütlaç,

Krem şokola,

Keşkül, Krem karamel,

Sade dondurma,

sütlü çikolatalı dondurma.

çömlek kapta saray yoğurdu, saray ayran ve limonatadır.

Tamamı kendi firmamıza ait olan ve merkezimizden yönetilen şubelerimizin hepsi İstanbul’dadır: Beyoğlu, Teşvikiye, Osmanbey, Cevahir Avm, Zorlu Avm, Kanyon Avm, Etiler, İstinye Park Avm, Fatih, Bakırköy (Manhattan Pizza), Galleria Avm, Güneşli, Mall Of İstanbul Avm, Marmara Park Avm, Feneryolu, Suadiye, Bağdat Caddesi , Palladium Avm, Özdilek Park Avm, Meydan

MAYALI HANE-ANKARA

MUSTAFA KEMAL MAH. 2141.

CADDE 33/A, ANKARA, TURKEY

TEL : 0312 219 84 39

ÇALIŞMA SAATLERİ

Hafta içi ; 08:00 – 18:00

Hafta sonu 08:30 – 14:00

Ufuk ERSEN : 0532 204 32 56

VAGAS COOK HOUSE

Ege Glutensiz Ekmeğinden yapılan glutensiz iskender yiyebilirsiniz.

TUNALI HİLMİ CAD. 114/23 H KAVAKLIDERE/ANKARA

0312 4282903- 04

Kaynak: Çölyak Derneği-Ankara

ileBetül Ay Yılmaz

Fitik Asit ve Lektin Minerallerin Emilimini Engelliyor

Bilim ve teknolojinin ilerlemesi ve son dönemde yapılan aydınlatıcı çalışmalar sayesinde beslenme ile ilgili bildiklerimiz her gün güncelleniyor. Her dönem bir besin övülürken, bir diğeri yeriliyor. Bunun nedeninin konu ile ilgili alakalı-alakasız her kafadan bir ses çıkması olduğunu düşünüyorum. Gelinen noktada beslenme ile ilgili alt yapısı olmayan kişilerde fazlaca kafa karışıklığı oluşuyor. Bize de her konunun bilimsel tarafını araştırıp açık bir dille toplumla paylaşmak düşüyor. Son zamanların en yerilen bileşenleri  fitik asit ve lektin. Fitik asit ve lektin gerçekten insan sağlığına zararlı mı?. Yoksa kanseri bile engellediği söylenen faydalı bileşenler mi?. Bu konuya her yönüyle detaylıca bakalım.

Öncelikle konu ile ilgili okuma yaptığınızda çokça karşınıza çıkacak olan şu üç terimi açıklayalım.

Fitik asit: Tahıl, baklagil ve yağlı tohumlarda bulunan fosforun depo şeklidir.

Fitat: Fitik asitin potasyum, magnezyum ve kalsiyum tuzları ile yaptığı bileşimdir.

Fitaz: -az ekinden anlaşılacağı gibi fitik asidi parçalayan enzimdir. Bitkilerde, hayvanlarda çeşitli mikroorganizmalarda (laktik asit bakterileri gibi) bulunur, insanda bulunmaz.

Fitat, Fitik Asit ve Lektinin Neden Olduğu Problemler

Mineral Bağlarlar

Fitaz enzimi insanda bulunmadığı için tahıl, baklagil ve yağlı tohumlarda bulunan fitik asit, fitatlar ve lektin sindirim kanalında parçalanamaz ve sindirilemezler. Son dönemlerde fitatlar,  fitik asit be lektinin bu denli üzerinde durulmasının asıl nedeni minerallerin emilimindeki negatif etkisidir. Bu mineraller çinko, demir, kalsiyum, magnezyum, manganez ve bakırdır. Fitatlar, fitik asit ve lektin bu minerallerle mineral-fitat, mineral-lektin kompleksleri oluştururlar. Bu da minerallerin emiliminin engellenmesine neden olur.  Çünkü bu kompleksler insan sindirim sisteminde absorbe olmamakta yani direkt olarak emilememektedir. Örneğin; bitkisel beslenen vejetaryenler normal beslenen kişilere göre daha fazla fitat almaktadırlar. Hayvansal kaynak tüketmedikleri için zaten düşük olan demir seviyeleri fitatlar yüzünden daha da fazla düşmektedir. Günlük 5-10 mg fitik asit tüketimi demir emilimini %50 oranında azaltmaktadır.

Protein Sindirimini Güçleştirirler

Fitatlar, asidik ve alkali pH’da proteinlerle kompleks oluşturmaktadır. Bu reaksiyon proteinin yapısında değişiklikler meydana getirmekte ve bunun sonucunda enzimatik aktivitede, proteinin çözünürlüğünde ve parçalanmasında azalmalar meydana gelebilmektedir.  Bu demek oluyor ki fitatlar sindirim sisteminde protein sindirimini güçleştirmektedir.

Barsak Yüzeyinde Harabiyete Neden Olur Mu?

Fitik asit ve lektinin barsak yüzeyinde deformasyonlara neden olduğu söylense de bu iddiayı doğrulayacak nitelikte bilimsel çalışma yoktur. Fitik asit ve barsak sağlığı üzerine 2009 yılında yapılan bir çalışmada bırakın harabiyeti demir aracılı kolon kanserinin oluşumunu engellediği, trigliserit ve kolesterol seviyelerini düşürdüğü, doğal bir antioksidan gibi davrandığı öne sürülmüştür.  Başka bir çalışmada kanser metastazını engellediği ortaya koyulmuş, bağışıklığı desteklediği, tümör hücrelerini harap ettiği ifade edilmiştir.

 

Mayasız Ekmek ve Kabuklu Pirinçte Daha Yüksek

Bitkisel kökenli gıdalardaki fitat miktarları çeşitlilik göstermektedir.  Gram başına daha fazla fitat içerenler mayasız ekmek, kabuklu pirinç, çiğ yerfıstığı, soya, mısır ve yulaf kepeğidir.

Fitik Asit ve Lektin Azaltma Yöntemleri

  1. Öğütme ve kepeğin uzaklaştırılması ile fitik asidin yaklaşık %80’i taneden uzaklaştırılabilmektedir. Bu yüzden eğer kan şekeri ile ilgili bir problem yoksa beyaz pirinç tüketmek kepekli pirinç tüketmekten daha iyidir. Kepekli pirinç tüketmek isteniyorsa en az 12 saat suda bekletilmeli, ıslatma suyuna peynir altı suyu, yoğurt suyu ya da kefir eklenmelidir.
  2. Ekmek yapım aşamalarında en fazla fermentasyon aşamasında fitik asit kaybı söz konusudur. Bu yüzden sağlık açısından özel bir sakınca yoksa mayalı ekmek tercih edilmelidir.
  3. Makarna üretim sürecinde fitaz enziminin etkisiyle yaklaşık %20‐25’lik bir fitik asit azalması söz konusudur.
  4. Buğday kepeği ve kuru fasulye gibi konsantre fitat kaynakları kalsiyum emilimini azaltmaktadır. Bu tür besinler mutlaka uzun süre suda bekletilmeli, ıslatma suyuna peynir altı suyu, yoğurt suyu ya da kefir eklenmelidir.
  5. Çimlendirme, fitaz aktivitesini artırmaktadır bu da fitik asidin etkisini azaltmakta ve besinlerin sindirimini protein kaybı olmaksızın kolaylaştırmaktadır. 7‐ 8 günlük çimlendirme işlemi ile tanedeki fitat tamamen parçalanabilmektedir. Bakliyatları çimlendirdikten sonra kullanmak daha faydalı görünmektedir.
  6. Suda ıslatma, özellikle baklagillerdeki fitik asit miktarının azaltılmasında en etkili yöntemdir. Islatarak bekletme ile yaklaşık %80‐90 arasında fitik asit kaybı belirlenmiştir. Yine de ıslatma suyuna peynir altı suyu, yoğurt suyu ve kefir eklenmelidir.
  7. Mayanın fitaz enzimi, ekmek ve diğer fermente gıdalarda fitik asit içeriğini azaltır. Çok özel bir neden yoksa maya kullanmaktan çekinilmemelidir.
  8. Fitik asit ve lektin badem, fındık, ceviz gibi yağlı tohumlarda bolca bulunur. Yağlı tohumları tüketmeden önce tahıl ve bakliyatlara uygulanmasını önerdiğimiz gibi suda ıslatma ve ıslatma suyuna peynir altı suyu, yoğurt suyu ve kefir eklenme yöntemini kullanmak burada da oldukça faydalı olacaktır.

Görüldüğü gibi fitat ve fitik asidi besinlerden uzaklaştırmanın çok çeşitli yolları vardır. Doğada hiçbir besin yok yere var edilmemiştir. Paleo beslenmecilerin fitik asit ve lektin dolayısı ile tahıl ve bakliyatları toptancı bir yaklaşımla karalamaya çalıştıkları gibi hiçbir besine bu denli önyargı ile tek bir açıdan bakılmamalı, doğru ve uygun işleme prosedürleri ve  tüm bunların bilimsel altyapısı araştırılmalıdır. En önemlisi de besinler ve insan sağlığı üzerine uzun, nitelikli eğitimlerden geçen beslenme ve diyet uzmanlarının görüşü alınmalı, toplum yok yere paniğe sevk edilmemelidir.  Sağlıkla…

Uzm. Dyt. Betül AY YILMAZ

 

https://www.precisionnutrition.com/all-about-phytates-phytic-acid

http://onlinelibrary.wiley.com/doi/10.1046/j.1365-2621.2002.00640.x/full

http://dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/15/187/1541.pdf

http://gida.mersin.edu.tr/gm324/Fitik%20asit.pdf

http://www.tandfonline.com/doi/abs/10.1080/10408399509527712

http://www.tandfonline.com/doi/abs/10.1080/01635589309514232?src=recsys

http://www.tandfonline.com/doi/abs/10.1207/s15327914nc5502_1?src=recsys

Doç. Dr. Rengin ELTEM /Ege Üniversitesi /Mühendislik Fakültesi Biyomühendislik Bölümü/ Mikrobiyal Fitazlar

ileBetül Ay Yılmaz

İnsülin Direcinde Çözüm Yolları

Son zamanların en yaygın sorunu olan insülin direnci vakalarında gözle görülür bir artış var. Kilo problemi yaşayan neredeyse herkeste karşılaştığımız bölgesel ya da genel yağlanmanın en önemli nedenlerinden biri insülin direncidir. İnsülin direnci pankreasın insülin salınımında bozulmalar ya da kabaca neye ne kadar insülin yanıtı vereceği konusunda kafa karışıklığı sonucu gelişir. Şeker hastalığı ile karıştırılmamalıdır.

Şeker hastalığında pankreasın beta hücrelerinin yetersiz insülin salınımı ya da tamamen harabiyeti söz konusudur. İnsülin direncinde ise sağlıksız yeme alışkanlığı ya da fiziksel aktivite yetersizliği gibi faktörlerle gelişen geçici bir durumla karşılaşırız. Sağlıklı bireylerde pankreasın, alınan öğünle açığa çıkan şekeri hücre içine alabilmek için hangi tür besine karşılık ne kadar insülin salgılayacağı belli iken, insülin direnci olan vakalarda belirsizdir. İnsülin direnci olan kişiler aşırı ve düzensiz insülin salınımı ile baş etmeye çalışırken öyle durumlarla karşılaşırlar ki tıka basa yedikten sonra bile kan şekerleri aniden düşebilir, kendilerini yorgun ve halsiz hissedebilirler. Böylece yaşadıkları ilk ciddi atakta genelde panikler ve kan şekerlerini dengeye getirebilmek düşüncesi ile çok da doğru olmayan şeyler yapabilirler. Bunlardan en yapılmaması gerekeni çikolata gibi şekerli gıdalar tüketmektir.

İnsülin direnci nasıl ortaya çıkar sorusunun cevabı çok cevaplıdır. Genetik yatkınlıklar, gen kırılganlıkları, stres, alkol, sigara vb. gibi hücre zarının yapısını bozan bileşenleri çokça kullanma, düzensiz beslenme alışkanlığı, egzersiz yapmamak, genetiği değiştirilmiş organizmalara (GDO) maruziyet gibi pek çok nedeni olabilir. Yine de belirleyici olan kişinin genel durumu ve yaşam şeklidir diyebiliriz. Artık şeker hastalığına bile genetik aktarımlıdır diyemiyoruz, ailesinde böyle pek çok genetik aktarımlı olduğu iddia edilen hastalıkla dünyaya gelip, dikkatli bir yaşam stili izleyerek yaşamını gayet sağlıkla sürdüren insanlar da yok değiller. Yani, elimizdeki bilgilerle kesin ve net bir şekilde söyleyebiliyoruz ki, burada belirleyici olan kişinin yaşam şeklidir.

İnsülin Direncinin Belirtileri

Yorgunluk, halsizlik, kilo alma, zor kilo verme, doymama, sık acıkma, uyku basması, gün içinde iştah patlamaları, tatlıya düşkünlük, terleme, kilo verememe, göbeklenme, kalçalarda yağlanma, tansiyon dengesizlikleri, konstrasyon bozuklukları, unutkanlık, yemeklerden sonra uyuyakalma, performansta en sık görülen belirtileridir. Yine de tüm belirtilerin herkeste aynı şekilde olması beklenmez.

İnsülin Direnci Riski Kimlerde Fazladır?

Ailesinde şeker hastalığı olanlar, kilosu fazla olanlar, gebelikte kan şekeri problemi yaşayanlar, orta yaş üstündekiler, erkeklerde bel çevresinin 94 cm’ den ve kadınlarda 80 cm’den fazla olması, beden kitlesi indexi yüksek olan bireyler, tansiyonu ve ürik asidi yüksek olan bireyler, HDL’ si 40 mg/dl’ den düşük olan bireyler, trigliseriti 150 mg/dl’ den yüksek olanlar, açlık kan şekeri 90 mg/dl’ den yüksek olanlar, CRP’ si yüksek olanlar risk altındadır diyebiliriz

İnsülin Direncini Artıran İlaçlar

Kortizon, beta blokerler, büyüme hormonu tedavisi, östrojen tedavisi,  bazı psikiyatri ve depresyon ilaçları (olanzapin, risperidon), tüberküloz ilaçları (rifampisin izoniazid), progesteron ilaçları, interferon, tansiyon tedavisinde kullanılan tiazit diüretik ilaçlar insülin direncini artırabilir.

İnsülin Direncini Artıran Hastalık ve Durumlar

Sigara ve alkol kullanımı, hareketsiz yaşam, unlu ve şekerli gıdaları fazlaca tüketmek, hemotokromatozis denilen demir depolama hastalığı, ferritin yüksekliği, kafeinli içecekler, cushing hastalığında aşırı kortizol hormonu salgılanması, gastroparezi denilen midenin fonksiyon bozukluğu, fruktoz ve mısır şurubu kullanımı, hipogonadizm denilen testosteron azlığı, akromegalide büyüme hormonunun aşırı salgılanması, stres, depresyon, üzüntü, sıkıntı, uykusuzluk, D vitamini eksikliği, kronik karaciğer hastalıkları, feokromositoma (böbreküstü bezi tümör), hipertroidizm, aldosteronoma (böbreküstü bezinden aşırı aldosteron salgılanması), migren, sedef hastalığı insülin direncine sebep olabilen diğer risk faktörleridir.

İnsülin Direncinin Neden Olduğu Hastalıklar 

Tip 2 diabet (ilaca bağımlı şeker hastalığı), reaktif hipoglisemi, obezite, hipertansiyon, kalp hastalıkları, kan yağları yüksekliği, hızlı yaşlanma, göbek oluşması, gizli şeker, kanın daha yoğun olması ya da kan pıhtılaşmasında artış (fibrinojen artışı), damar sertliği, kanserin her türü, uyku apnesi, horlama, ürik asit yüksekliği, polikistik over sendromu, CRP artışı, böbrekten tuz tutulumunun artması, kadınlarda yumurtalıklardan testosteron salınımı, Alzheimer, depresyon, panik atak, karaciğer enzimlerinin yükselmesi.

İnsülin Direncinin Çaresi Nedir?

İnsülin direncinin çaresi hemen her hastalık ya da hastalık öncesi belirtinin tedavisinde olduğu gibi ilk olarak sağlıklı beslenmek ve öğünlerde doğru karbonhidrat, protein ve yağ seçimi yapmaktır. İnsülin direnci tedavisinde ilk hedefimiz hücre zarının eski esneklik ve sağlığını geri kazanmasını sağlamaktır. Bunun için de vücudun doğru beslenme ile birlikte iyi yağlara ihtiyacı vardır. Çalışmalar tedavi edilmeyen insülin direnci vakalarının dört yıl içinde Tip 2 şeker hastalığına gittiğini göstermektedir. Lütfen bu konuda kafanıza göre hareket etmeyin ve sizin için doğru bir diyetisyenden yardım alın.

İşte cağımızın vebası ve vücutta neden olduğu  hastalık ve hastalık öncesi durumlar. Görüldüğü gibi şeker hastalığına kadar gidebilen insülin direncine karşı kendimizi ve ailemizi korumalıyız. Daha güzel bir geleceği hep birlikte yaratmak için önce kendimizi ve çocuklarımızı bilinçlendirmeliyiz. Sağlam kafalar için sağlam vücutlar gerek unutmayalım. Her işi, o işin profesyoneline bırakalım. Alanında uzman olmayan kişilerle sağlığımızı paylaşmayalım, önerilerini uygulamayalım. Sağlıkla.

*Yazıda kıymetli Prof.Dr.Metin Özata’dan alıntı yapılmıştır.

Uzm.Dyt.Betül Ay YILMAZ

ileBetül Ay Yılmaz

Troid Sağlığı ve Beslenme İpuçları

Troid bezi boyun bölgesinde yer alan kelebek şeklinde bir organdır. Bu hafta, son çalışmalardan derlediğim bilgilerle, metabolizma ve hormonlarla yakından ilişkisi olan bu kritik organa yakından bakacak ve hastaların beslenmelerinde dikkat etmeleri gereken kritik noktaları ele alacağız. Troid hastalıklarının ortaya çıkış nedenleri çok çeşitli olmakla beraber, yetersiz iyot alımı, aşırı yağış alan bölgelerde ikamet etmek (aşırı yağış toprağın yapısı ve mineral içeriğini değiştirmektedir), deniz seviyesinden çok yüksekte olmak, aşırı iyot tüketimi, cinsiyet, otoimmünite, genetik faktörler ve en önemlisi kronik strese maruz kalmak gibi nedenlerle gelişebilmektedir. Bilindiği gibi iyot minerali troid bezinin sağlığı için kritik öneme sahiptir. Yetersiz ya da aşırı alımı troid sorunlarına yol açmaktadır. İyodun yetersiz alımı kretenizm, zeka ve büyüme geriliklerine ve doğumsal anomalilere neden olmaktadır. Bu yüzden dünyada epidemik olarak iyot yetersizliği görülen riskli bölgelerde 1996 yılından bu yana iyottan zenginleştirilmiş tuz uygulaması yapılmaktadır. Bu genel olarak tüm dünyada,  toplumların sağlığı için alınan bir önlemdir. Troid hastalıklarında, hastalığın türüne ve hormon, antikor durumuna göre iyot alımı tavsiye edilir ya da tamamen kesilir.

Hipotroidi Nedir?

Tiroid hormonlarının yetersiz salgılanması sonucunda gelişen klinik tabloya hipotiroidi adı verilir. Tiroid hormonu yetersizliği değişik derecelerde olabilir ve buna göre atrofik, subklinik, haşimoto vs. gibi çok çeşitli ve zor tanınabilen türleri ortaya çıkar. Hastalığın erken belirtileri arasında, yorgunluk, halsizlik, isteksizlik, soğuğa tahammülsüzlük, üşüme, saç kuruluğu, incelmesi ve dökülmesi, tırnakların çabuk kırılması, adet düzensizlikleri, anksiyete ve terleme azlığı söylenebilir. Hastalık ilerledikçe belirti ve bulgular daha aşikar hale gelir. Deri kuruluğu, göz kapaklarında şişlik, seste kalınlaşma ve çatallaşma, bradikardi, kabızlık, işitme güçlüğü, adele ağrıları, kilo artışı yanısıra bazı psikolojik belirtiler örneğin, baş dönmesi, mental yavaşlama dikkat zayıflığı, hafıza zayıflığı ve duygu durum bozuklukları belirgin hale gelebilir. Dil kalınlaşması ve kaşlarda dökülme görülebilir.

Hipertroidi Nedir?

Troidin bir diğer hastalığı hipertroididir. Göz fırlaklığı ile karakterize Graves hastalığı hipertroidinin alt grubundadır ve  hastaneye müracaat eden hipertiroid hastalarının %85 kadarını oluşturur. Hipertroidide metabolizma hızı artar, hızlı kilo kaybı ve kilo alamama en sık gözlenen bulgudur,  terleme, çarpıntı, titreme ve anksiyete diğer bulgulardır. Hipertiroidideki belirtiler yalnızca metabolik aktivitenin artışına bağlı olarak değil, sempatik aktivitenin artışına bağlı olarak da ortaya çıkar. T3 ve T4 hormonunun dalgalanması ile ortaya çıkan tirotoksikoz bulguları çoğu zaman kalp hastalıkları ve depresyon tanısını düşündürür.

Troid Hastalıklarında Dikkat Edilmesi Gerekenler

  1. Troid sağlığınız için öncelikle bir uzmana başvurmalı, durumunuza göre tuz çeşidinizi ve tüketim miktarlarınızı düzenlenlemelisiniz.
  2. Flor minerali, iyot mineralinin emilimini azalttığından yüksek oranda alımı troid hastalıklarına neden olabilmektedir. Yüksek oranda florlu suya maruz kalan bir bölgelerde (Türkiye’ de göller yöresi) yaşıyorsanız özellikle flor kısıtlamasına gitmelisiniz. İçme suyunu kullanmamak ve florsüz diş macunu tüketmek ilk yapmanız gerekenlerdir.
  3. Yapılan çalışmalar kalsiyum takviyelerinin troid ilaçlarının emilimini azalttığına işaret etmektedir. Eğer kalsiyum takviyesi alıyorsanız troid ilacınızla arasında en az bir saat olmasına dikkat etmelisiniz.
  4. Kahve ve posalı takviyeler de troid ilaçları üzerinde aynı etkiyi yaratır. Bir saatlik bekleme süresi bunlar için de geçerlidir.
  5. Kalsiyum mineralinin kemiklere yerleşmesi için pek çok preparata eklenen boron mineraline ayrıca dikkat etmelisiniz. Boronla ilgili yapılan çalışmalar bu mineralin guatrojenik (guatr yapıcı) olduğuna işaret etmektedir.
  6. Kan şekerini düzenleme ve zayıflama etkili olarak kullanılan krom pikolinat takviyeler troid ilacınızın emilimini bozar. Eğer kullanmanız gerekiyorsa troid ilacınızla arasında üç-dört saat olmasına özen göstermelisiniz.
  7. Meyve, sebze ve çayda bulunan flavonoidlerin kalp hastalıklarından koruyucu etkisi bilinmektedir. Buna karşılık flavonoidlerin yüksek doz alımı (suppleman gibi), troid fonksiyonlarınızı baskılayabilir.
  8. İyodun tiroid bezi tarafından alımının önemli bir engelleyicisi tiyosiyanattır. Tiyosiyonat iyonları, siyanitin bir metabolitidir. Siyanit, ya doğal olarak gıdalarla ya da tütün dumanı ile vücuda alınır. Siyanit en çok kayısı, şeftali, erik ve kiraz gibi çekirdekli meyvelerde, bademde, sorgumda, soya fasulyesinde, lima fasulyesinde, darıda, lahanada, brokolide ve şeker kamışı gibi bitkiler ile meyvelerde, tohumlarda, köklerde ve yapraklarda doğal olarak bulunur. Ayrıca süt tozunda ve bebek mamalarında da tiyosiyanat saptanmıştır. Öte yandan, sigara içimi de önemli bir siyanit kaynağıdır.
  9. Perklorik asit tiroid bezindeki NIS (Natrium Iodide Symporter)’ın engelleyicisidir ve troid hormon sentezinde çok önemli role sahip bir element olan iyot alımını engeller, toksik etki olarak tanımlanan tiroid hormon sentezini olumsuz etkiler. Amerika, Kanada, Japonya, Çin ve Hindistan’da yapılan çalışmalarda, perklorik asidin süt, yumurta ve tahıllar dahil olmak üzere çeşitli gıda maddelerinde bulunduğu saptanmıştır.
  10. Çeşitli yiyeceklerde ve suda saptanan nitrat da, perklorik asit ve tiyosiyanata benzer şekilde, aynı mekanizma üzerinden iyot alımını engeller. Nitratlı sular tüketilmemeli, şarküteri ürünlerinden uzak durulmalıdır.
  11. İskeletin normal gelişmesi ve olgunlaşması için tiroid hormonları gereklidir. Özellikle çocukluk çağında ve adolesan dönemde troid bozuklukları iyi takip edilmelidir. Aksi taktirde kemik gelişimi ve boy uzaması geri kalır.
  12. Graves ve haşimoto troidi otoimmün hastalıklar grubunda ele alınmaktadır. Otoimmün hastalıklarda glutensiz beslenme tavsiye edilmektedir.
  13. Haşimoto troidide iyotlu tuz kullanmamaya özen gösterilmelidir. Çünkü iyotlu tuz kullanımı otoimmün antikorların artmasına neden olabilir. Otoimmün antikorların artması, hücrelerin kendi kendine saldırması ve troid bezinde oluşan tahribatı arttırması demektir.
  14. Hipotroidisi olanlar iyotlu tuz kullanabilirler.
  15. Unutmayın troid bezinin vücutta ilişkili olmadığı organ ya da sistem yoktur. Troid sağlığınızı T3, T4, TSH, Anti TPO, Anti Tg gibi testlerinizi bir endokrinolog ya da troid spesifik çalışan bir genel cerrah ile takip ettirmeli ve kontrol altında tutmalısınız.
  16. Hamilelerde iyot gereksinimi 1.5-2 kat arttığı için kadın doğum uzmanı hekimler, iyot preperatı reçete etmektedir. Gebeyken iyot preperatınızı düzenli kullanıp, iyotlu tuz tüketmeye özen göstermelisiniz.
  17. Hamilelikte gelişen troid fonksiyon bozukluklarının çocuklarda anksiyete, depresyon, dikkat ve konsantrasyon bozukluklarına yol açtığına dair çalışmalar bulunmaktadır. Bu yüzden anne adaylarının gebelik boyunca iyi takip edilmesi gerekmektedir.
  18. Özellikle haşimoto ve hipotroidide demir, çinko, kalsiyum, magnezyum, vitamin D3, vitamin B12 ve selenyum seviyelerinizi düzenli olarak takip ettirmeli ve mümkün olabildiğince üst seviyelerde olmasına özen göstermelisiniz.
  19. Selenyum troid sağlığı için gerekli olan en önemli minerallerdendir. Vücutta pek çok proteinin yapısına katılır. Troid bezi vücudumuzda kütle olarak selenyumun en çok bulunduğu organdır. Literatürde selenyum takviyesinin otoimmün troid hastalıklarında, troid antikor seviyelerini düşürdüğü, ultrason görünümünü düzelttiği ve hastaların yaşam kalitesini arttırdığını ortaya koyan çalışmalar mevcuttur. Özellikle Graves hastalığında göz bulgularını gerilettiği görülmüştür.
  20. Yeterli selenyum alımı için balık, karides, dana karaciğeri, hindi, dana eti, mercimek, mantar, susam, ceviz, ayçekirdeği ve tam tahıllı gıdaları tüketmeye gayret etmelisiniz.
  21. Troid sağlığı için dikkat edilmesi gereken bir diğer mineral çinkodur. Yeterli çinko alımı için hayvansal kaynakları yeterli tükettiğinizden emin olmalısınız. Çinkonun ana kaynakları badem, deniz ürünleri, et, karaciğer, tavuk, hindi, fındık, ay çekirdeği, süt ve yumurtadır.
  22. Yeterli seviyede magnezyum almak için kuruyemiş, sebze, meyve ve yoğurt tüketmelisiniz.
  23. Yeterli seviyede kalsiyum alımı için nohut, kuruyemiş, salatalık, dereotu, süt, peynir, yoğurt, susam, tahin tüketiminizi arttırmalısınız.
  24. Yeterli seviyede B12 almak için hayvansal gıda tüketmeye gayret etmelisiniz. B12 için en iyi kaynaklar yoğurt, süt, kefir, kırmızı et, sakatat, tavuk, karides ve soya sütüdür.
  25. Troid hastalıklarında hastalığın durumuna göre anksiyete, depresyon, panik bozukluğa benzer bulgular ya da hastaların duygu durumunda değişiklikler görülebilmektedir. Bu durum farklı teşhislere neden olabilmekte ve hekimleri yanlış yönlendirebilmektedir. Uygun bir medikal tedavi için mutlaka troid hastalıkları konusunda uzman olan bir hekimden yardım alınmalıdır.
  26. Vücudunuzda kalsiyum metabolizması ile ilgili anormalikler (kemik dansitometri anomalileri, tırnaklarda beyaz çizgiler, öngörülmeyen agresif kemik erimesi) söz konusu ise ya da geçmişte böyle bir hikayeniz varsa troid hormonları ve antikorları birlikte, kalsitonin ve parathormon seviyeleri ölçtürmeli ve mutlaka bir hekim görüşüne başvurulmalıdır.

Uzm. Dyt. Betül Ay YILMAZ

Kaynaklar:

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5307254/

http://dx.doi.org/10.1016/j.mehy.2017.05.019

https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC1964908/

http://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0018506X17300156?via%3Dihub

http://www.ctf.edu.tr/stek/pdfs/16/1606hh.pdf

http://www.ctf.edu.tr/stek/pdfs/16/1605asg.pdf

https://synapse.koreamed.org/DOIx.php?id=10.11106/ijt.2015.8.2.137

http://online.liebertpub.com/doi/abs/10.1089/thy.2013.0128

http://online.liebertpub.com/doi/pdfplus/10.1089/thy.2015.0020?src=recsys

http://acibadem.dergisi.org/pdf/pdf_AUD_48.pdf

http://www.todaysdietitian.com/pdf/courses/HarrisThyroidDiet.pdf