Yeşil Çay Demir Bağlıyor – Diyetisyen Betül Ay Yılmaz

Yeşil Çay Demir Bağlıyor

ileBetül Ay Yılmaz

Yeşil Çay Demir Bağlıyor

Arkeolojik bulgulara göre aralarında çayın da bulunduğu yabani bitki yapraklarının kullanılması yaklaşık 5000 yıl öncelere dayanmaktadır. Çay bitkisi ya da Latince adıyla Camelia sinensis, dünyada sudan sonra en fazla tüketilen içecektir. Çay bitkisinden ticari kullanıma uygun, temel olarak 3 çeşit çay üretmektedir. Bunlardan yeşil çay fermantasyona uğramadan, oolong çayı yarı fermente edilerek ve siyah çay tam fermentasyonla elde edilmektedir. İçerik olarak birbirine benzeyen içecekler olan yeşil ve siyah çaylar, antioksidan etkilerini farklı biyolojik aktif maddelerle gösterirler. Yeşil çayda flavonoid grubundan polifenoller fazladır. Polifenol grubundan kateşinler, kateşinlerden de epigallokateşin gallat (EGCG) özellikle yeşil çayda fazla miktarda bulunmaktadır. Ayrıca epigallokateşin (EGC), epikateşin gallat (ECG), epikateşin (EC), kateşin (C), gallokateşin (GC) ve gallokateşin gallat (GCG) da değişik miktarlarda bulunmaktadır . Siyah çayın ise en önemli kateşinleri siyah çaya rengini ve buruk aromasını da veren theaflavinler (TF) ve thearubiginlerdir (TB).

ÇAY VE SAĞLIK İLİŞKİSİ

Hem yeşil hem de siyah çayın her yaş grubu için başta koroner kalp hastalıkları (KKH), inme, kalp damar hastalıkları (KDH), hipertansiyon, mide ve kolerektal kanserler gibi çeşitli kanser türleri olmak üzere, artirit, antiviral ve antiinflamatuar hastalıklara karşı koruyucu ve kemik yoğunluğunu düzenleyici etkileri yapılan araştırmalarla gösterilmiştir. Hem yeşil hem de siyah çayın içeriğinde bulunan polifenolik bileşikler dolayısıyla antioksidan bir içecek olduğu ve kronik hastalıklardan koruyucu etkisini bu yolla yaptığı belirtilmektedir. Fakat unutulmamalıdır ki bu olumlu etkiler alınan doza bağlıdır. Sağlıklı bile olsa çaylar çok yüksek oranda ve demli tüketildiklerinde vücutta asiditeye sebep olmakta idrarla kalsiyum atımını hızlandırmaktadır. Bir diğer olumsuz etki doza bağlı taşikardik ve aritmik etkidir. En önemli etkileri ise vücuttaki demiri bağlamalarıdır.

ÇAY VE KAFEİN

Kahve, kakao, kola ve ilaçlarda olduğu gibi çayda da doğal olarak kafein bulunmaktadır. Çayın kafein içeriği demlenme süresi, demleme sırasında çayın karıştırılıp karıştırılmaması, çay-su oranı ve servis edilen fincan büyüklüğü gibi birçok değişkene bağlıdır. Fermentasyon oranına göre kafein miktarı artmakta, en yüksek kafein siyah çayda bulunmaktadır. Uluslararası kılavuzlara göre kafeinin günlük tüketim düzeyinin 200-300 mg’ı aşmaması önerilmektedir.

Tepki verme süresi ve ruh hali üzerine etkileri olan kafeinin doza ve kullanım sıklığına bağlı olarak bireylerde alışkanlık yaptığı bilinmektedir. Canlandırıcı etkisi olan kafeinin fazla tüketilmesinin diüretik etki yaparak vücut sıvı dengesini etkileyebileceği, koordinasyonun dağılması, sinirlilik, uykusuzluk ve çarpıntı yapabileceği de kullanıcılar tarafından belirtilmiş yan etkileridir.

ÇAY VE ANEMİ

Demir yetersizliği anemisinin oluşumundaki sebepler çok değişkenlidir. Bunların içinde demir tüketim miktarının az olması, tüketilen demir çeşidinin biyoyararlılığının az olması ve fizyolojik ihtiyaçlara göre gereksinimin karşılanamaması en önemli nedenlerdir. Demir emilimini arttıran ve azaltan diyet faktörleri çok iyi bilinmekle birlikte, çoğu hayvansal kaynaklı olan hem demirin emilimi, bitkisel kaynaklı nonhem demirle karşılaştırıldığında diğer diyet bileşenlerinden ve öğünün içeriğinden çok fazla etkilenmez. Nonhem demirin ise polifenoller, fitat, diyet lifi, bazı proteinler ve aminoasitler gibi çeşitli diyet bileşenleri ile etkileşime girdiği ve emiliminin azaldığı bilinmektedir. Yemeğin bitiminden sonraki 1 saat içinde tüketilen 150 ml koyu siyah çayın, öğündeki demir emilimini arttıran askorbik asit ve diğer faktörlere rağmen, emilimi % 75- 80 oranında azalttığı bulunmuştur. Siyah çayın bu negatif etkiyi yeşil çaydan 2 kat, bitki çaylarından 3 kat fazla gösterdiği saptanmıştır.

ÇALIŞMALAR UYARIYOR

Çalışmalar yeşil ve siyah çayda bulunan taninlerin demir ve kalsiyumun emilimini azaltabileceğini belirtmiştir. Aynı zamanda siyah çayın çinko emilimini arttırdığı, yeşil çayın azalttığı ve her iki çay türünün de manganez ve bakır emilimini arttırdığı rapor edilmiştir. Bir başka çalışma yeşil çayın diüretik etkisi ile suda çözünebilen B12 vitamininin kaybına yol açtığından bahsetmektedir.

Yeşil çayın içinde kafein olmasından dolayı çok içilmesi uykusuzluk gibi sorunlara neden olabilir. Çayın içeriğinde bulunan kafein bileşiğinin aşırı miktarda tüketildiğinde toksik etkiler yaptığı göz ardı edilmemelidir. Yine emziren kadınlara ve gebelere kafeinden dolayı yeşil çayın fazla tüketilmemesi  önerilmektedir.

Yeşil çay folik asitin yararlarını olumsuz yönde etkileyebileceğinden hamilelerin kullanmaması gerektiğini belirten çalışmalar vardır. Bu etkiden yeşil çayın içindeki EGCG sorumludur. Gebelik öncesi dönemde fazla yeşil çay tüketen kadınlarda spina bifida sıklığının fazla olduğuna yönelik yayınlar bu mekanizma üzerinde durmaktadır.

Çok sık rastlanmasa da yeşil çayın fazla tüketilmesine bağlı hepatotoksisite ve nefrotoksisite vakaları da bildirilmiştir. Bu toksikasyonların muhtemelen ECGC veya metabolitlerinin  hasta metabolizmasıyla da bağlantılı olarak oksidatif strese neden olduğu belirtilmektedir.

Bir derlemede yeşil çayın vitamin K içermesi nedeniyle warfarin ve kumadin kullanan kalp hastaları tarafından çok dikkatli tüketilmesi gerektiğinden bahsedilmiştir.

Yeşil çayın demir bağlayıcı etkisi hücrelerde yıkıcı oksidatif hasara yol açan fenton reaksiyonlarını durdurmuş bu şekliyle talasemi majör ve kalıtsal hemokramotozis hastalarına umut ışığı olmuştur.

Fazla miktarda tüketilen yeşil çay içerdiği polifenollerin bazı ilaçlar ve demir preparatlarının absorbsiyonunu zorlaştırıcı etkisinden dolayı beslenme bozukluğuna yol açmakta ve hemoglobin seviyelerini düşürmektedir.

Çalışmalarda çay kateşinlerinin sindirim sisteminde demirle çözünmeyen kompleksler oluşturmak suretiyle, demir emilimini kısmen engelleyebileceği ancak çaya askorbik asit eklenerek veya demir içeren ilaçları ya da yiyecekleri çayla birlikte tüketmeyerek bu olumsuz etkinin önlenebileceği belirtilmiştir.

Epidemiyolojik bir araştırmada, günlük 3-4 fincan siyah çay içimiyle, demir eksikliğine bağlı kansızlık probleminin gözlenmediği bildirilmiş, yeşil çay içinse günlük üç bardağın üzerine çıkılmaması önerilmiştir.

Tüm bu bilgilerin ışığında zayıflama için sıklıkla tüketilen yeşil çayın demir bağlayıcı etkisi ile ferritin ve hemoglobin düşüklüklerine sebep olduğu hatta demir ilaçlarının emilimini olumsuz yönde etkilediği dolayısıyla ısrarlı tüketimlerde bu mekanizmalar üzerinden tam ters bir etki sergilediği göz önünde bulundurulmalıdır. Kadınlarda menstrüasyonla aylık demir kayıpları olduğundan ve bu kayıplar önceden tahmin edilemeyeceğinden sıklıkla yeşil çay tüketimi doğru bir seçim değildir.

Uzm.Dyt.Betül AY YILMAZ

Referanslar:
http://journals.tbzmed.ac.ir/PHARM/Manuscript/PHARM-23-27.pdf
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5093162/
https://academic.oup.com/cdn/article/1/2/1/4558629
https://www.hopkinsmedicine.org/hematology/fellows/summer%20course/slides/Spivak_IronOverload%2007.27.12.pdf
https://www.researchgate.net/publication/321700917_Review_on_green_tea_constituents_and_its_negative_effects
https://pdfs.semanticscholar.org/c157/41de4b4717d8cc00b036f9d6d481e6eb1b6d.pdf
https://pdfs.semanticscholar.org/c157/41de4b4717d8cc00b036f9d6d481e6eb1b6d.pdf
http://www.internationaljournalofcardiology.com/article/S0167-5273(07)01880-3/pdf
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/15992239
https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/16855537
http://www.scirp.org/(S(i43dyn45teexjx455qlt3d2q))/reference/ReferencesPapers.aspx?ReferenceID=15000
https://pharmacy.erciyes.edu.tr/ckfinder/userfiles/files/bitirmeler/Hilal_Kesler_Tez.pdf
http://eknygos.lsmuni.lt/springer/335/249-257.pdf

 

 

Yazar hakkında

Betül Ay Yılmaz administrator

Bir cevap yazın